Pages

25 Haziran 2017 Pazar

Kitap Yorumu: Ay Günlükleri 4 - Winter / Marissa Meyer


Merhabalar

Herkese iyi bayramlar! Bu bayramda evde olduğuma göre gelsin blog yazıları gelsin bel ağrısı. 😂

Uzun zamandır yorumunu yazmayı ertelediğim Winter'ı sonunda yazıyorum. En güzelini sona saklayayım dedim. 😚 Üşengeçliğimden değil yani. Kesinlikle.

Öncelikle, canlarım, eğer Ay Günlüğü serisini duymadıysanız ya da okuyup yarım bıraktıysanız büyük bir ayıp ediyorsunuzdur. Bu seri benim ilk beş favori serilerime girer. Hem de baya rahat girer. Ki girdi bile. Neyse efenim. Serinin son kitabı olan Winter'ın yorumlarını okumak isteyenleri yazının devamına alalım. Diğer arkadaşlar lütfen en kısa zaman serinin ilk kitabı Cinder'ı edinsin. Zaten her ay mutlaka bir kitap sitesinde 9.90 TL indiriminde oluyor. Almayanları dövüyorlar artık ona göre..

"Kaptan ve yeni mürettebatı sizinle görüşmek istiyor."
"İşte bu!" dedi Thorne koridordan. "Bir gün herkes bana kaptan diyecek.".

Serinin daha ilk kitabında başlayan süper heyecanlı macera size hiç soluk aldırmadan Winter'da da aynen devam ediyor. Öyle ki kitap kalın olmasına rağmen sayfalar su gibi akıp geçiyor. Yazarı görsem beyinlerimizi değiş tokuş ettireceğim. Bu ne kadar etkileyici bir hayal gücü arkadaş! Böyle kendi hayatımdan soğudum bir an. Oradan oraya koşmak, savaşmak, Levana'ya nefretimi kusmak ve Kaptan Thorne'u elde etmek istedim. Ya inanılmaz karakterler yaratmış yazar. Son kitapta özellikle iyice aşina oluyorsunuz. Adeta dostlarınız oluyor bu karakterler. Bu kitapta adından da anlaşıldığı gibi Winter ön planda. Ama yazar her kitapta olduğu gibi diğer karakterleri de çok güzel kurguya oturtmuş. Yani Winter ana karakter gibi gözüküyor ama diğerleri kesinlikle yan karakter görevinde değiller. Bir bütünler. Of, bu hayal dünyasının mükemmelliğini anlatmaya kelimeler yetmez.

Thorne kaşlarını çattı. "Dikkat benim göbek adım. Cesur ve seksiden sonra tabii."
"Patavatsızı da unutma," diye alay etti Cinder.

Biliyorsunuz ki serinin en başından beri Levana baş düşman ve hedefi ise Cinder. Elbette bu savaşta Cinder tek başına değildi. Her bir olaydan sonra çok güçlü dostluklar edindi. Ve en sonunda Cinder-Kai, Scarlet-Wolf, Cress-Thorne ve Winter-Jacin çiftleri bir araya gelerek inanılmaz planlar yaptılar. Her bir sahneyi abartmıyorum büyük bir merakla okudum. Çünkü artık her an her şey olabilirdi. Hikayenin sonuna geliyorduk ve savaşın nasıl biteceği hiç belli değil. Yazarımız acayip sevimli olabilir ama her an bir şeyler yapabilirdi. Thanks God! Hadi size minik spoiler; mutlu sonla bitiyor.

Seri bitiyor bitmesine ama böyle sanki yazar tam devam edecekken 'neyse, diğer kitaba saklayayım' demiş gibi bitirmiş. Tam tadından yenmelikken bitirmiş. 😢 Üzdün ben Marissa!

"Sizi Prenses Winter ile tanıştırayım," diye atıldı Scarlet.
Thorne elini saçlarının arasına daldırdı. "Ne bu ya? Biz istenmeyen prensesler yetimhanesi filan mı işletiyoruz, anlamadım ki."

Ama olsundu. En azından seriyi hiç bozmadı. Karakterler sapıtmadı. Yani bu seride ben gram kusur göremiyorum. Okurken de hiç kusur aramadım. Karakterlerin hepsi mükemmeldi. Ah, Iko'yu unutmamak lazım. Serideki en favori karakterlerimden biridir. Kendisi insan olmayabilir ama tanıdığım en tatlı Android kendisi. 😻

Daha bu seri için ne desem bilemiyorum. Okunması gerekenlerden biri. Hem kurgusu çok ilgi çekici hem de yazarın dili acayip sempatik. Çevirileri de enfes. Tadından yenmeyen bir seri olmuş. Eh, size de okumak kalıyor canlar.

Thorne kıkırdayıp tek kaşını kaldırarak Iko'ya baktı.
"Ben size bir veda öpücüğü vermeyi isterdim kaptan," dedi android. "Ama Majesteleriyle kucaklaşırken birkaç kablom yandı. Bir de sizi öpersem ana işlemcim erir diye korkuyorum."
Thorne ona göz kırptı. "Endişelenmekte haklısın tabii."

Şaka maka bir unutulmaz seri daha bitti. Cinder'la başladık bu maceraya. O yüzden onu özleyeceğim. Iko'nun komikliklerini, Cress'in şaşkınlıklarını, Scarlet'la Wolf'un asiliğini, Kai'nin romantikliğini ama en çok da Kaptan Thorne'u özleyeceğim. Alaycılığı, esprileri, kendinden emin tavırları ve şapşallıkları... Bu seride aşık olduğum kesinlikle Thorne. Baştan söyleyeyim de sonra bozuşmayalım. 😌

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

2 yorum:

  1. Bu seriyi hatırlamak bile gülümsetiyor beni. Gerçekten çok ilginç. Serinin her kitabı birbirinden aksiyonlu olsa da benim favori kitabım Cress'ti. Zaten Kaptan Thorne ve Cress de favori ikilim ^^

    YanıtlaSil
  2. işte beklediğim yorun :D alıntıları bile okumak gülümsetti :D bende cress ve thorne u çok özleyeceğim :D

    YanıtlaSil