Pages

6 Mart 2015 Cuma

Kitap Yorumu: Rüyalar Gerçek Olsa - Julia Quinn


Merhabalar...

Ya, resmen blog'a yazmak için zaman kolluyorum. En sonunda dayanamadım ve oturdum bugün, başladım yazmaya. Şubat ayında hiç yok gibiydim. Başka şeylerle uğraşıyordum ama yok, blog gibisi olmuyor maalesef. :D O yüzden Mart ayında baya verimli olmaya çalışacağım ki gerçekten enfes yazılar arka arkaya gelecek. Eski formuma kavuşuyorum, a dostlar!

Blog'a girmediğim zamanlar iki kitap bitirdim. Yeni bir tanesine de bugün başlayacağım ama ilk önce okuduklarımı bir ballandıra ballandıra anlatayım, sonra yeni maceralara atılırım dedim. Umarım zevkle okursunuz...

Bir kadının hayatında, kalbinin göğsünden fırlayacağını hissettiği, dünyanın birdenbire pembe ve mükemmel göründüğü, kapı zilinin bir melodi gibi duyulduğu anlar vardır.

Beni bilenler bilir, Julia Quinn'in Bridgerton serisine aşığım. Hem de baya seviyorum. İlk okuduğum tarihi aşk romanı olmasa da beni bu türe bağlayan bir seri diyebilirim. Kısaca seriye nasıl başladığımı da anlatayım. Çünkü sonunu bu kitaba bağlayacağım. :D
Lise son sınıftayken sanırım, en yakın kitap kurdu arkadaşımı hep sıkıştırıyordum bana tarihi aşk öner diye. Çünkü kendisi bu türe deli gibi sarmıştı. İlk önerdiği iki kitabı okumuştum ama daha farklı bir şeyler arıyordum ve bana Colin diye bir karakterden bahsetti... Yeşil gözlü, yapılı, komik ve tam senin sevdiğin erkek karakterlerden dedi. O an zaten hiç konusuna bakmaksızın bu kitabı alacaktım ama beni engelledi ve Colin'in olduğu kitabın 4.sırada yer aldığını ve ondan önceki kitapları mutlaka okumam gerektiğini söyledi. İşte o günden beri sabırla ilk üç kitabı okudum ki hepsi enfesti. Sonunda Colin'i okudum ve açıkçası beklediğim gibi değildi. 

Kısaca konusundan bahsedeyim. Bridgerton'un kocaman bir aile olduğunu ve Colin'in 3.sırada yer aldığını biliyorsunuzdur. Bir Bridgerton geleneği olarak, her sene kardeşlerden biri evlilik için zorlanır. Lady Bridgteron -anneleri- bu sefer gözünü Colin'e takmıştır. Çünkü oğlu artık 33 yaşındadır ve ona göre acil evlendirilmesi lazımdır. Colin ise hiç böyle düşünmüyor. O hala tüm dünyayı gezmek, görmek ve bekar hayatı yaşamak istiyor. Çünkü hiçbir zaman kendine göre bir kadın bulacağını sanmaz. Ah bir de şöyle bir şey var. Uzaktan Colin Bridgerton her ne kadar sağlam, güvenilir ve kendinden emin gibi görünse de onun da zayıf noktaları ve kendince sorunları vardır. İşte bunları gören ve ona destek çıkan kadın ise hayatının aşkı olacaktır.

...Colin'in durumunda insanlık tarihinin en güzel yeşil gözleri bu adamdaydı. Bunlar bir genç kızın hayallerini süsleyecek gözlerdi.


Kim bu şanslı kadın derseniz -ki burası kesinlikle spoiler değil- ise oldukça şaşıracağınız biri. Seriyi okuyanlar şaşıracak tabii. :D Partilerin en rüküş kızı  Penelope Featherington, yıllardır gizliden gizliye Colin'e aşıktır. Onu her gördüğünde, onunla her konuştuğunda kendinden geçmekte ama bunu hep kendine saklamıştır. Zaten bir önceki kitapta Colin, yanlışlıkla onun kalbini feci kırmıştı. Bu yüzden Penelope, kaderine razı gelip onu uzaktan sevmeye devam etmektedir. Taa ki sırları ortaya çıkana kadar. Penelope, yıllardır sakladığı sırrı Colin öğrenince aralarındaki sıradan ilişki bambaşka bir boyuta geçti ama bunun süreci öyle komik ve eğlenceliydi ki... Yani aslında şöyle bir düşününce Colin'in başrol olduğu bir kitap elbette komik olur. Çünkü diğer kitaplarda da çok gözükmese de oldukça güldüren sahneleri vardı. Bu kitapta size ciddi ciddi kahkaha attıracak. Güvenin bana.

"Hayatında ilgilendiğin bir şey olması iyidir. Tatmin edici bir şey... Saatlerini anlamlı kılacak bir hedefinin olması. Tembel bir hayatın güzelliklerini hiç anlamamışımdır." -Penelope

Penelope'nin sırrını elbette söylemeyeceğim. Ama yazar çok güzel düşünmüş. Penelope'nin sırrı, Colin'in gizli yeteneği ortak bir yola dönüşmüş. Bu yüzden güzel bir tarihi aşk okuyabileceksiniz. 
Benim hayal kırıklığına uğradığım yerler ise... Bilemiyorum aslında. Belki de Colin'i çok sevdiğim için ve bu kitaptan beklentim çok yüksek olduğu için bazı şeyler hoşuma gitmedi. Olabilir. Ama genel olarak sevdim ve bu çifti onaylıyorum!

Bunun yanı sıra diğer karakterleri de gördük elbette. Anthony ve Daphne de aralarda gözüktüler ki Daphne'nin olduğu sahne çok anlamlıydı. Kitapta geçen her karakteri sevdim ve gülerek okudum. Hatta partilerde hiç istenmeyen kişi huysuz ve yaşlı Lady Danbury bile beni baya güldürdü. Penelople ile resmen kanka oldular. :D Onların sahnesi ayrı komediydi. Ya, cidden okuyun bu seriyi. Stres atıyor insan.

"Kimse bana bakmıyordu, kimse benimle konuşmuyordu. Ben sadece orada durdum, dinledim ve kimse bunu fark etmedi." -Lady Whistledown 

Kitaptaki bir diğer eğlenceli konu ise Lady Danbury'nin ilginç teklifi. Hatırlar mısınız bilmiyorum ama serinin kitaplarında her bölümün başında bir gazete haberi oluyor. Lady Whistledown adındaki birinin dedikodu yazıları. Heh, işte o kişiyi bulana para vereceğini iddia ediyor Lady Danbury ve ortalık karışıyor. Herkes birbirinden şüpheleniyor. Hatta Colin, Eloise'i bile Lady Whistledown olduğunu ciddi ciddi düşünüyor. Bu eğlenceli çekişmeyi okumalısınız!!!

Bunların dışında Colin'in kardeşlerinden biri olan Eloise'e bayıldım! Gelecek kitap zaten ona ait ve yazar resmen bu kitapta karakterin tanıtımını yapmış. O da Colin gibi çok eğlenceli, bilmiş ve tuttuğunu koparan bir kız. Onun sahnelerini okurken çok eğlendim. Bu kitabı okurken gerçekten baya kahkaha attım. :D Sizi sıkmayan, boğmayan ve eğlendiren bir tarihi aşk romanı istiyorsanız işte alın bu seriyi baş ucunuza koyun. En iyilerim dediklerimdendir. 

Son olarak... Penelope'in açık sözlülüğünü ve dobralığını çok sevdim. Colin'i bu yüzden tam tamamlıyor. :D Kitabı okurken bazen onların yanına gidip, sarılasım geldi. Birbirlerini çok güzel betimlemişler. İmrendim vallahi.

Şimdilik bu kadar. Dolu dolu bir tarihi aşk romanı okudum. Bir daha ne zaman seriye devam ederim bilemiyorum ama Eloise'yi şimdiden çok sevdim. :D

Kocaman öpücükler, sevgiler; Jane

4 yorum:

  1. Tekrar hoşgeldin :D Böyle yazınca da bir tuhaf oldu sanki bırakmışsın da tekrar dönmüşsün gibi :)
    Julia Quinn'i daha önce hiç okumadım. Evet , birde historical romance manyağı diye dolaşıyorum ortalarda :D Ama ne yapayım o sade kapaklar hep çok itici geldi bana. Yarı çıplak kaslı adamlara alışmışım kapaklarda :D

    YanıtlaSil
  2. Merhaba,
    Julia Quinn'in kitaplarını okumaya bayılıyorum. Şimdi Cennet Gibi adlı kitabını aldım, okuyorum. İnternette arama yaparken blogunuzu keşfettim. Bana da beklerim. Sevgilerle....
    www.neclasolen.com

    YanıtlaSil
  3. Yahu kitap çok güzel de bana şu kitabın ingilzce çevirisini yapabilecek olan var mı? Yıllık ödevim yarına kadar yapmassam büyük ihtimalle sınıfta kalıcam nolur biri yardım etsin

    YanıtlaSil
  4. Yahu kitap çok güzel de bana şu kitabın ingilzce çevirisini yapabilecek olan var mı? Yıllık ödevim yarına kadar yapmassam büyük ihtimalle sınıfta kalıcam nolur biri yardım etsin

    YanıtlaSil