Pages

8 Aralık 2017 Cuma

Kitap Yorumu: Dönüşüm - Franz Kafka

Merhabalar
Şimdi size öğrenci olan bir kitap kurdunun macerasını anlatacağım. Geçen hafta cüzdanımda inanılmaz bir ağırlık olduğunu fark ettim. Cüzdanımı ters çevirmemle beraber bozuk paralar paldır küldür kucağıma düştü. Bunlarla ne yapsam derken aklımda Türkiye İş Banka Kültür Yayınları'nın uygun fiyattaki kitapları geldi. Ki cidden bazıları yediğim yemekten daha ucuz oluyorlar. Hemen koştur koştur kitapçıya gittim. Franz Kafka canım çekti. 6 TL'ye Dönüşüm kitabını aldım. Nasıl güzel bir mutluluk size anlatamam. Günümüzde 6 TL ile mutlu olmak pek yaygın bir durum değil. Ama söz konusu kitap olunca her daim dünyanın en mutlu insanı ben oluyorum. 😃
Neyse, gelelim Franz Kafka merakıma. Geçen yıllarda Milena'ya Mektuplar kitabını okumuştum ama cidden baya kalitesiz bir yayınevinden okuduğum için pek anlamamıştım. Kitabı yeniden bu sefer başka bir yayınevinden okuyacağım ama öncesinde Dönüşüm'ü okumak istedim. Çünkü konusu çok çekiciydi.
Dönüşüm, bir roman değil öykü. Kitabın baş karakteri Gregor Samsa bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş olarak bulur. Her hareketi, sesi kendi gibi olsa da böcek görünümündedir. Ailesinin ilk tepkisi elbette korkmak oldu. Ama yazarın ne anlatmak istediğini kitabı okudukça idrak ettim. 70 sayfalık bir öykü olmasına rağmen hem baya doyurucu hem de düşündüren bir kitaptı.
Gregor böceğe dönüşmüş olabilir ama insanlığından bir ödün vermedi. Buna karşılık ise ailesi onu tamamen böcek olarak kabulleniyor. Yani onlar için bir sabah Gregor ölmüş gibi. 
Franz Kafka, bu öyküsüyle aslında sıradan, küçük bir aile üzerinden hayatı en ince detaylarıyla irdelemiş. Belli kalıpları yıkan bir öykü olmuş. Herkesin kitabı okuyup, aynı şeyleri düşüneceğini sanmıyorum. O yüzden öneri kısmını size bırakıyorum. Merak ediyorsanız alın okuyun derim. Ben sıkılmadan, merakla okudum. Franz Kafka'yı da tanımak istediğim için onu okumaya devam edeceğim. Dönüşüm ile bence güzel bir dönüş yaptım. 😊

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

1 yorum:

  1. Akıcı olmanın yanı sıra insanı düşündüren ve insana toplumsal yaşamı sorgulatan olağanüstü bir başyapıt olduğunu düşündüğüm bir kitap. Belli kalıpları yıkan değil de o kalıpları gün yüzüne çıkaran ve insanın yüzüne bir tokat gibi çarpan bir öykü olduğunu düşündüm, daha çok. Salt toplum normlarına göre hareket etmeyen, kendi benliğini aramaya çalışan birinin nasıl cezalandırıldığına şahit oldum, bu kitapta.

    Kitabı bitirdiğimde: ''Keşke herkes toplum gibi değil de Samsa gibi olsa...'' dedim, kendi kendime.

    YanıtlaSil