Pages

21 Aralık 2013 Cumartesi

Jane'den Bir Haftasonu Sohbeti : "Sorun Bende Mi ?"


Siz de benim gibi kitap, film ve dizi karakterlerine ciddi ciddi aşık oluyor musunuz ? Bu soru geçen gün aklıma takıldı. Deli miyim ben ? Yoksa sorun bende mi, dedim. Gerçekten hayali karakterlere karşı bir ilgim var. Öyle böyle değil. Tabii delilik sınırını geçmiyorum. O kadar psikopat değilim arkadaşlar. :D Ama bu aralar, bu takıntım kafama takılmıyor değil. Sanırım dert edecek başka bir şey bulamadım.
Mesela geçen gün dershaneden eve suratım asık geldim. Günüm berbat geçmiş, hava kötü, sırılsıklam falan olmuşum. Odama girdim. Çantamı bırakıp, kafamı kaldırınca okunmayı bekleyen kitaplarımı gördüm. Şöyle kafamı biraz yana eğdim. Favori yazarlarımın kitapları bana oradan göz kırpıyor sanki. Sonra omuz silktim. "Amaaaan. Ne surat asıp, kendimi mahvediyorum. Benim okuyacak milyon kitabım var. Hayatımda Daemon Black, Jace Wayland, Seth, Travis Maddox falan varken dertler yanıma bile yaklaşamaz." dedim ve inanın bana o dakikada ruh halim değişti. Sanki suratı asık eve giren ben değilimde öteki evrenden gelen ikizim falan... :D  Bir sevgilim olsa bu kadar moralimi düzeltemezdi yani. Karakterlerin gücü aşkına !


Sonra tabii bu gerçek kafama dank etti. "Ey Jane, kendine gel. Kitap karakterleri ruh halini sanki bir düğmeye basmış gibi değiştiriyor. Sence de bu biraz garip değil mi ?" dedim. Ama biliyor musunuz ? Çok zararsız bir şey ve müthiş mutluluk veriyor. Adı üstünde hayali karakter. Gerçek hayattaki bir erkek (veya kız) kalbinizi paramparça edebilir ve üstünde tepinebilir, sizi yerle bir edebilir, istediğiniz gibi davranmaz ve sizi mahvedebilir. Ama hayali karakterlerimiz... Kafamızda nasıl şekillendirmek istiyorsak öyle hayal ediyoruz. Kukla gibi istediğimiz şekle sokuyoruz. Bir gün Travis'le Paris'te yemek yerken diğer gün Patch'le sırt sırta vermiş meleklerle dövüşürken bir kaç saat sonra Jace'le ördekleri kovuluyor olabilirim. (Hayal gücüm çok pis uçuktur. Ciddiyim.)

Yani, ben karakterlerimle mutluyum. Belki biraz çılgınca. Hatta "Bu kız kafayı mı yemiş, yalnızlıktan dibe vurmuş" falan diyebilirsiniz. (Ki öyleyim, :D) Ama bana iyi geliyor mu, geliyor. Hemde nasıl iyi geliyor. Benim çok dönek bir ruhum var. Bir dakika önce gülüp, "ahaha evet gideriz yaa" deyip beş dakika sonra surat asıp "o gün ne olur bilmiyorum ki, gelemeyebilirim." modunda oluyorum. Bu ruh halimden çıkmamı sağlayan etkenlerden biri de karakterlerim. Bunu keşfedince ilaç gibi kullanmaya başladım. Moralim bozuk mu ? Hooop, hemen otur ya bir şeyler izle ya da acilen bir şeyler oku ! Ve evet, son model Jane karşınızda oluyor. Hatta, çok sevdiğim bir karakteri okuyorken yanıma gelip bir şey isterseniz anında yapabilirim. O derece ikna edilecek bir modda oluyorum. (Şuan çok pis bir açığımı ele verdim. Hadi kullanın.) 

Karakterlerimi benimseyen arkadaşlarımda var. Onlarla sanki karakterler gerçekten varmışçasına sohbet ediyorum. Özellikle ikizimle oturup saatlerce kitap ve karakterleri hakkında konuşmuşluğumuzu bilirim. En ince detayına kadar gireriz. :D Artık biz işi nasıl ilerlettiysek... Yazarlar, kafalarında oluşturuyor, biz geliştiriyoruz resmen. Patch olsa şunu yapar, Adrian olsa böyle söylerdi, Jace bu durumda şu mimiği yapardına kadar hayal gücümüzün sınırlarını zorluyoruz. Ve bu cidden rahatlatıcı bir şey. Hayal etmek, düşünmek, oluşturmak... İnanılmaz. Yaşamak lazım. :D

Mesela geçen gün çok yakın arkadaşlarımdan biri olan M'le konuşuyoruz. Sohbet de erkekler konusuna geldi. O da "Ah tabii sen Adrian Ivashkov gibi birini istiyorsun, bekliyorsun." dedi. Gülerek evet dedim. Sonra durdum, düşündüm. (Hep bu anlık düşünceler yüzünden kafayı yiyeceğim.) Harbiden de öyle. Bir de şu gerçek var ki Adrian gibi biri gelmeyecek. Ve ben yaşlanıp, buruşup öleceğim. Ya da "Amaaan, salla ya onu mu bekleyeceğim." deyip gerzek birine aşık olup hayatımı mahvedeceğim. Ve evet ben beklemeyi tercih ederim. Sanırım en büyük hatam da bu olacak. Çünkü hiçbir zaman kitap karakterleri gibi biri olmayacak gerçek hayatta. Fiziksel benzerlikleri geçtim, aynı "karakter" özellikleri olan birini bile bulmak mucize olur. 

Bir diğer sorun şu ki birden fazla karaktere aşığım. Saymakla bitmez. Film karakterlerinden Batman'e delicesine tutkunum zaten. :D O maskeyi biri takıp, karşıma evlenme teklifiyle çıksa direk üstüne atlarım.Güzel hayaldi ama öyle yapmam tabii. Deli miyim ben ? O maskenin altından bir seri katil çıkarsa ? Neyse, ah bir de Dean Winchester var ! Adama öyle böyle değil, çok fena aşığım. Bir saatliğine bana verseler n'olurdu ? Kitap karakterlerine hiç bulaşmıyorum bile... Listem çok kabarık. :D Adrian Ivashkov her zaman önceliğim tabii. Adam boru değil, Ivashkov yani !


Kısacası sorun bende sanırım. Bir insan bu kadar karakterlere tutulmamalı. Yolda yalnız yürürken bile "Ah şimdi ... olsaydı neler yapardık" diyorum. O dereceye geldim. Yalnızlığın dibine resmen vurmuşum. Bunları yazdım çünkü anlatıp, rahatlamak istedim. Umarım içinizden birileri de "Bende öyleyim Janeeee." diye mesajlar atar. Yoksa tırsıp, kendim Bakırköy'e gideceğim. :D

Son olarak, hep erkek karakterlerden bahsettim. Ama kız karakterlerden öyle biri var ki resmen kayıp ikizim. Lux serisinden Katy Swartz'la çok ortak yönümüz var. Hemde baya. :D Bu blog'u da aslında bir bakıma onun sayesinde açtım. Kitapta habire blog'udan bahsediyor, yok yeni kitap kargosu gelmiş hemen okuyup blog'un da videolu yorum hazırlayacakmış falan. Bende bir blogger'ım. Ara vermiştim ve yeniden blog açmamı sağladı. Bildiğin canım çekti. :D Ve sonucunda karşınızda ben varım. 

Şimdilik bu kadar. Böyle çılgın anılarınız varsa yollayın bana da kendimi teselli edeyim. 

Sevgiler, öpücükler : Jane

3 yorum:

  1. Bende öylenim bendeeeeeeeeeeee :D Ben kalabalık bir ortamda çoğunlukla insanları dinlemem. Hayalgücüme kaçarım. Hemde uça uça :D Öyle uçsuz bucaksız bir yer ki gelde sevme. Blogunu çok sevdim bu arada. Sende kendimi görmüş gibiyim. Cassandra Clare ye bende bayılıyorum. Kitap karakterlerine de aşık oluyorum. Bazen günlük hayatta onların repliklerini falan kullanıyorum :D Çantalarıma onların isimlerini koyuyorum falan. @delideğilimben :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah şükürler olsun biri çıktı ! :D Teşekkür ederim müthiş yorumun için. Beni nasıl mutlu ettin varya... :D

      Sil