Pages

Açlık Oyunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Açlık Oyunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2013 Pazartesi

Jane : Filmlerde Yeni Keşifler Yapma Yılı ; 2013 !


2013 benim en verimsiz olduğum yıldır herhalde. Ne doğru düzgün kitap okuyabildim ne de doyasıya film izledim. Bir dakika. Birazcık doyasıya film izlemiş olabilirim. Özellikle yaz tatilinde ve sonrasında film serileri izledim. Harry Potter ve Batman serilerini baştan izledim. Buz Devri serisini yeni keşfederek bir kaç kere üst üste izledim. Iron Man serisini geç izlediğim için biraz hayıflandım ama doya doya izledim. Spiderman'in diğer versiyonunu da unutmayayım. Yani bu sene aslında çoğunlukla Bilim Kurgu ve Fantastik türü filmler izledim. Animasyonlar vazgeçilmezim. Romantik-Komedi olmazsa olmazım. Aksiyon-Macera filmlerine hiç girmiyorum bile...

Yok ya, izlemişim yine bu sene film. Ama geçen seneye oranla baya eziktim. Geçen sene resmen filmkoliktim. İzlemediğim romantik-komedi ve gerilim-korku filmi kalmamıştı resmen. Testere ve Son Durak filmlerini repliklerine kadar ezbere bilirim. :D Sonra arkadaşlarım "sen neden bu kadar psikopatsın yea" diyorlar. İzlediğim filmleri bir göründe konuşun. 




Ama bu seneki en büyük keşfim kesinlikle Hint filmleri oldu. Hint filmi deyince aklıma direk Aamir Khan geliyor. Adama aşığım diyeceğim olmayacak. Adam, babam yaşında ama koluma takıp gezsem sevgilim zannederler o derece genç gözüküyor ve karizmatik !  Arkadaşımın zoruyla Ghajini'yi izledim ve sonra beni tutabilene aşk olsun. Bir ara zaten Aamir Khan dışında film izlemez olmuştum. Bir de adamın filmlerini izledikçe millete habire "Hint filmi izleyin" diye baskı yapmaya başladım. Onlarda bensiz izlemiyor. :D Ghajini'yi ve 3 Idiots'u rekor kıracak bir şekilde izledim. Ki biri çıkıp "hadi yine izleyelim" dese hiç durmam anında izlerim. Hatta Mart'ta sınav öncesi 3 Idiots izlemeyi planlıyorum. Ama şimdi o filmi izleyip, eğitime karşı çıkma hırsım yeniden alevlenirse sorun olur. Yok, en iyisi ben Titanik geleneğini bozmayayım. (Evet, her kritik sınav öncesi Titanik izliyorum. Ne kadar mükemmel değil mi ?)
İzlenecek daha çok Aamir Khan filmi var. Artık yeni yılda bol bol izlerim. Ve Dhoom 3 filmini sinemada izlemezsem kahrımdan ölürüm. Fragmanlarına mutlaka bakın derim. Bir insan her filmde mükemmel olmamalı ! Ben ki İngilizce şarkılar dışında yabancı şarkı dinlemeyen insan, Hintçe şarkılar dinlemeye başladım. Ön yargılarınız varsa kesinlikle filmleri izleyin, düşünceleriniz değişecek.
Bunların dışında bu sene kitaptan uyarlanan filmler de izledim. Stephenie Meyer'ın Göçebe adlı romanının filmi de onlardan biri. Kitaba zaten bayılmıştım. Filmi de bir harikaydı. İzlemenizi öneririm. Yazında Cassandra Clare'nin Kemikler Şehri romanının filmini izledim. Her ne kadar hiçbir umudum olmadan izlesem de filme taptım diyebilirim. Hatta en kısa zamanda tekrar izlemeyi planlıyorum. Kitabı okumadan filmi izlemek yok ama, burada bir anlaşalım. :D 
Ve geçtiğimiz ay Açlık Oyunları'nın ikinci filmi Ateşi Yakalamak'ı izledim. Allah'ım, resmen filmle aşk yaşadım. İlk film yüzünden Ateşi Yakalamak'a gitmeyi bile düşünmüyordum. Neyseki içimdeki kitap kurdu yerinde duramadı ve filme gittim. İyi ki gitmişim. Kendimi bu mükemmelikten mahkum etseydim... bilemiyorum ne yapardım.

Bu sene gerilim-korku filmi izledim mi hatırlamıyorum. Halle Berry'nin Karanlık Dalgalar ve Jessica Alba'nın Göz filmlerini izledim diye hatırlıyorum sadece. Bunların dışında bol bol romantik film izledim. Now Is Good,
hem romantik hem duygusaldı. Silver Lights Playbook zaten bu yılın bomba filmiydi. Oscar'ı kesinlikle hakkeden bir filmdi. Jennifer Lawrence'ı bu filmden sonra daha da çok sever oldum.


Ah bir de, bir gün de Tumblr'da gezinirken bir gif gördüm. Resmen gifle evlenmek istedim, o derece sevdim. Sonra hangi filmden olduğunu öğrenip, izledim. L.O.L filmini çok uzun zamandır biliyordum ama nedense izlememiştim. Ve izleyince, bir daha izlemek istedim. Konusu basit, sıradan ama sahneler ve oyuncular o kadar müthişti ki filme çok anlam katmışlar. Sonrasında gaza gelip Miley Cyrus filmlerine dadandım. So Undercover filmini de öneririm. Eğlenceli bir polisiye filmdi. Polisiye demişken, 2014'te bol bol polisiye filmler izlemek istiyorum. Böyle bol aksiyonlu, vurmalı kırmalı, heyecanda doruk yapan filmler...Önerileriniz varsa lütfen söyleyin. Kendimde araştıracağım ama öneriler önceliğim olur her zaman. Polisiye film istiyorum !

Silver Light Playbook filminden replik.
Ve son olarak bu sene yeni bir film ve oyuncular keşfettim. Aslında bu keşfim bir bakıma Tatlı Bela kitabı sayesinde gerçekleşti. Kitabı okumadan önce blog'lardaki yorumları okumak istedim. Bir blog'ta -şuan adını hatırlayamıyorum- Tatlı Bela okuyanlar mutlaka bu filmi de izlesin yazmış. Önerilen bir filmi hiç göz ardı eder miyim ? Hemen not ettim. İki filmlik bir seriymiş. Bende Tatlı Bela'yı okur okumaz filme gömüldüm. Bir İspanya Yapımı olan Aşkta Yükseliş (Tres Metros Sobre El Cielo), cidden çok güzeldi ya. Kitapla çok benzerlikleri vardı ve filmde çok etkileyiciydi. Bazı sahnelerinde zaten çok imrendim. Bende böyle şeyler istiyorum diye. Hint filmlerinden sonra İspanya filmlerine de sardım. Filmin devam niteliğindeki ikinci filmini izlemedim. Çünkü ilk filmin sonunda sinirlerim çok bozuldu. Acaip sinir bozucu bir final sahnesi vardı. Ama merakıma yenik düşüp, filmi izleyeceğim. O yakışıklının sonunu görmem lazım !


2013'teki film maceram böyle geçti. Yeni yılda bol bol film izleyeceğim. Her haftasonu mutlaka bir film saati ayarlayacağım. Gerçekten insanı çok rahatlatıyor. Umarım 2014'te doyasıya Animasyon, Polisiye, Aksiyon-Macera ve Korku filmleri izlerim. Romantik-Komedi de izlemek istiyorum ama Katherine Heigl, Gerard Butler gibi sağlam oyuncular işin içinde olursa izlerim. Bu seneki tek film dileğim ; kitaptan uyarlamalarda bizi, çılgın kitap kurtlarını hayal kırıklığına uğratmayın ! (Vampir Akademesi, Aynı Yıldızın Altında, Uyumsuz, Alaycı Kuş Part 1)

2014 - Film etkinliklerinde görüşmek üzere !
Sevgiler, öpücükler : Jane

29 Kasım 2013 Cuma

Film Yorumu - Önerisi : Ateşi Yakalamak !


Şimdi bu yazıyı görenler diyecekler ki "Yahu bu nedir ? Blog'da iki gündür bir Ateşi Yakalamak sevdası var. Hayırdır Jane ?"  
Yılda bir kere böyle olacak artık n'apalım. Bayılarak okuduğum kitapların filmleri çıkınca blog'da onlara ağırlık veriyorum. Neyse bu gereksiz sohbeti kısa tutup, çılgın film yorumuma geçmek istiyorum. Çok fena heyecanlıyım. Bir an önce yazıp, rahatlamam lazım !!!

Filmin konusu ve kitabına dair detaylar isteyenler için : Ateşi Yakalamak

Geçen sene "Ateşi Yakalamak'a gidecek misin ?" diye sorsalar "Bilmiyorum, belki..." derdim. Çünkü serinin ilk filmi Açlık Oyunları'nda büyük bir hayal kırıklığına uğramıştım. Ama tabii yine dayanamadım ve bu filme büyük bir heyecan ve sabırsızlıkla gittim. Kitabı tekrardan okumam iyi olmuş, çünkü filmi daha iyi anladım ve değişiklikleri farkettim. (Bir de böyle kitaplarını okuyup, filmlerine gitmek bana sanki senaryoyu herkesten önce okumuş hissi verip mutlu olmamı sağlıyor. Deliyim ben!) :D En büyük hobimde zaten kitap ile film arasındaki farkları bulup, filme katkısı olan herkese laf söylemek. Ama bu sefer tüm ekibe övgüler yağdıracağım. Çünkü film mükemmeldi !!!

Cidden hiçbir beklentim olmadan gittim. Tamam çok heyecanlıydım ama her ihtimale karşı büyük ümitlerim yoktu. Oyuncalara da alıştım ama değişiklikler konusunda diken üstündeydim. Fakat ne var ki bu filmdeki değişiklikler hiç gözüme batmadı. Hatta mantıklı geldi. Heyecanla beklediğim tek bir sahne vardı ve o da filmde yoktu : Haymitch'in eski oyunlardaki macerasını anlatan bölüm. Aldığım kesin olmayan bilgilere göre o sahne çekilmiş fakat DVD'de yer alacakmış. Eğer doğruysa... Mutluluktan uçarım cidden. :D

Filmdeki yeni ve devam eden oyuncular kesinlikle mükemmeldi ! Bu filmde her şey yerine oturmuş gibiydi sanki. Çok rahat, sıkılmadan ve kafam karışmadan izledim. Hatta kitapta okuyup, pek anlayamadığım yerleri filmde izleyerek çok daha iyi anladığımı söyleyebilirim. İzlemek ve okumak çok farklı oluyor, bunu bir kere daha anladım. Bu yüzden filmi çok ama çok sevdim. Finnick karakterini Sam Claflin canlandırıyor. Ki kendisine cidden bayılıyorum ! Finnick rolüne pek yakıştırmayanlar bu filmde bence kararlarını değiştirecekler. Çünkü karakterine cuk diye oturmuş. Finnick'i izlerken aptal aptal sırıttım. Bi de kocaman ekranda, dibimdeymiş gibi görünüyordu. Böyle bakıştık, gülüştük onla falan... :D 

Katniss'i oynayan Jennifer Lawrence'ı zaten deli gibi seviyorum. Hayranım oyunculuğuna, kişiliğine... İlkten Katniss karakterine hiç uygun bulmadım. Ama özellikle bu filmde beni o kadar çok etkiledi ki... Yok yani Jennifer dışında kimse bu etkileyici karakteri oynayamaz dedim. Zaten bu filmde çok yoğun ve duygulu sahneler vardı. Jennifer hakkıyla oynamış. İzlerken tüylerim diken diken oldu, gözlerim doldu. Yerle bir oldum kısacası.

Bu filmde beni nerdeyse salya sümük ağlattıracak dört sahne vardı ; ( Dikkat, kitabı okumayanlar için spoiler olabilir !) Katniss'in Rue'nun Mıntıka'sında yaptığı konuşma ve orada ortaya çıkan isyan, Gale'in kırbaçla dövüldüğü sahne, Mags'in sislerin içine dalıp kendini ölümle yüz yüze bırakması ve Cinna'nın Katniss'in gözleri önünde öldürülmesi. Bu sahneleri izlerken kanım dondu. Mahvoldum. Hatta bir ara kendi kendime "Bu film benim psikolojimi bozacak." dedim. Çok etkilenerek ve içten izledim. Sanki olayların içindeymiş gibi. O yüzden çoğu sahnede bende ölücem falan sandım. Eh, beni bu kadar etkileyen bir filmi ben milyon kez izlerim artık.

Filmdeki kostümlere gelirsek... Tam hayal ettiğim gibi. Katniss'in giydiği kostümler tam kafamda tasarladığım gibiydi. Cidden çok etkileyiciydi. Katniss'i o kostümlerde görünce "İşte benim kızım, gurur duyuyorum seninle !" havalarına girdim resmen. :D 
Asıl etkileyici olan şey ise efektlerdi. Bayıldım ! Savaş sahneleri özellikle çok heyecan verici ve etkileyiciydi. İlk filmdekine göre büyük bir gelişim ve özen göstermişler. 

Bunların dışında... Oyun'un gerçekleştirildiği Arena çok güzel tasarlanmış ve filme yansıtılmış. Okurken bile o kadar etkileyici ve mükemmel hayal etmemiştim. İzlerken nefesim kesildi. İlk filme göre cidden süperötesiydi. Abartı yapmıyorum. Ah bir de güldüğüm baya sahne vardı. Genellikle Haymitch'in olduğu sahneler bunlar. :D Doğal olarak...

İşte böyle. Daha ne desem bilmiyorum. Filmi övecek kelime bulamıyorum artık hep aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorum. Çok sevdiğim biri seri olduğu içinde yalan yanlış abartı yapmıyorum. Ki zaten ilk filmi yerden yere vurmuştum. Çoğu kişiye izlemeyin bile demişliğim var. :D Ama bu filmi izleyin. Hemde hemen. Bir fırsat bulun ve ilk iki kitabı okuyun, ilk filmi izlemenize bile gerek yok. Direk sinemaya gidin ve filmi izleyin. Sinemada izlemek bambaşka... Özellikle dopdolu bir sinema salonu olunca çok daha heyecanlı oluyor. Salondakilerle beraber aynı anda güldük, şok olduk, sinirlenip öfkelendik, heyecanlandık ve filmin sonunda "Hayır, daha da istiyoruz ! Diğer filme tam bir sene var !" diye mızmızlandık. 
Evet, diğer filme tam bir sene var. Bekleyeceğim. Ama çok beklentim olmadan. Yoksa duvara toslamış gibi oluyorum. :D 

Son olarak ; filmi sinemada izlediğim için çok mutluyum. DVD çıkınca artık milyon defa izlerim. Ve her ne kadar bu yazımı hiçbir zaman okumayacak olsalarda tüm film ekibine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Mükemmel kitap serisini mükemmel bir şekilde film serisine çevirdikleri için. Umarım aynen böyle devam eder. Filmin sonundaki o son etkileyici görüntüyü her filmde istiyorum ! Çünkü bu seriye daha da aşık olmama sebep oldu.

Film delisi Jane'den ; sevgiler, öpücükler ! 

28 Kasım 2013 Perşembe

Kitap Yorumu / Önerisi : Ateşi Yakalamak


Efsanevi Açlık Oyunları serisinin ikinci kitabı Ateşi Yakalamak'ı az önce tekrardan, yine okumayı bitirdim. Tekrar okudum çünkü kitabın filmi vizyona girdi. İzlemeden önce kitabı okumak istedim çünkü bir çok şeyi hatırlamıyorum. Eh hatırlamamam normal. :D Yaklaşık 3 sene önce okudum. Ve okuduğuma öyle memnun kaldım ki... Neden bu seriyi çok sevdiğimi, filmlerine pek sıcak bakmasam da gitmek için neden can attığımı bir kez daha anladım. Çünkü ben Katniss'in Capitol'le olan savaşını, çabalayışını ve hüzün veren aşk hayatını okumayı feci bir şekilde çok seviyorum.
Serinin ilk kitabını okuyanlar için genel bir yorum yapacağım amma eğer seriye başlamadıysanız lütfen sizi şuraya alalım ; Açlık Oyunları 
Daha sonra da kitabı alın ve okuyun. Tabii serinin diğer kitapları da yanınızda bulunsun. Çünkü ilk kitap biter bitmez diğer kitaplar için çıldıracaksınız ! 

...dudakları dudaklarıma değene kadar, bu kadar sıcak olacaklarını tahmin etmemiştim. Ya da, en karmaşık kapanları bile ustalıkla kurabilen o ellerin beni kolayca esir alabileceğini...

Bu kitapta Katniss ve Peeta, Açlık Oyunları'nın efsanevi galipleri ve aşıkları olarak ön plandalar. Galipler Köyü'nde yeni hayatlarına devam ederlerken, Katniss bir yandan da Gale'yle zaman geçirmeye çalışmaktadır. Ama bu oldukça zordur artık. Başkan Snow, Katniss'i Gale'yle görüşmemesi için üstü kapalı bir şekilde tehdit eder. Çünkü Katniss, Peeta'yla oluşturdukları 'sahte aşıklar' rolüne devam etmek zorundadır. Bu durumda Gale'yle beraber görülmesi büyük bir karmaşaya sebep olur. Bu yüzden Gale'in Katniss'den uzak durup, tavır alması gayet normal bir durum...Tek sorun bu da değil. Bazı Mıntıkalar isyanlar çıkarmaya başlamıştır. En büyük desteği ise Oyunlar sırasında Katniss'den almışlardı. Yani Katniss'in başı büyük bir belada... Bu da yetmiyormuş gibi Katniss, avlanırken iki göçmen insanla karşılaşır. Mıntıkalarında çıkan isyandan kaçıp, yaşam izi artık görülmeyen 13.Mıntıka'ya doğru yol almaktadırlar. Ama 13.Mıntıka'da artık yaşam belirtisi yoktur. Yine de inatla var olduğuna inanan bu göçmenler, Katniss'in de kafasında bir "acaba?" sorusunu oluşturur.

Zafer Turu için Peeta'yla gittikleri Mıntıkalarda daha çok isyan hareketleri görülür. İnsanlar artık açık bir şekilde öldürülmeye başlanır. Bunun nasıl engelleneceğini ise Başkan Snow çoktan halletmiştir. Çeyrek Asır Oyunları için eski oyun galiplerini akıl hocalığı yapmaları yerine, Oyunlar'a bizzat kendilerinin katılacağını duyurur. Ve Galipler için kabus geri döner... Bundan sonrasında her şey çok hızlı gelişti. Katniss ve Peeta ne olduğunu anlamadan yine kendilerini  Capitol'de, Oyunlar'a hazırlanırken bulurlar. Diğer Mıntıkaların galipleri olan yeni karakterlerle de karşılaşıyoruz. Adını sıkça duyacağımız 4.Mıntıka'dan Finnick'i göz ardı edemeyiz. :D  Her neyse, şaşırtıcı röportajlardan ve hazırlıklardan sonra Çeyrek Asır Oyunları başlar ! Ve bu seferki cidden zorlayıcı ve ipuçlarını birleştirip, hayatta kalma mücadelesi gerektiren bir oyundu. Okurken nefes nefese kaldım. Enfesti ! Müthiş bir kurguydu. Ki zaten kitabın sonunda "Hadi canım!" diyerek arkama yaslandım. 

Bana göre, en kötü acı, her zaman için, o an hissedilen acıdır.

Serinin sonunu bilmeme rağmen cidden heyecanlandım. Bana tekrar tekrar heyecanı tattıran kitapları, bebeklerimmiş gibi severim, saklarım, gözüm gibi bakarım. Bu yüzden bu seri benim için çok değerli ve önemli. İlk okuyanlardan biri olduğum içinde şanslıyım. :D 

Şimdi... Kitap için içten yorumuma gelirsek. İlk kitap her zaman favorimdir. Fakat ne var ki Ateşi Yakalamak'ın , serinin dönüm noktasını yaratan bir etkisi olduğu için kurgusunu ve olayların gelişimini çok seviyorum. Yazarın hayal gücü cidden inanılmaz. *Distopya dünyasını çok ama çok seviyorum. Bu türü çok sevdiğim için Açlık Oyunları'nı sevmem çok normal bir şey. Eh bir de serideki karakterleri benimseyip, delice sevmem de bu seriye ne kadar önem verdiğimin bir kanıtı. Katniss zaten örnek alınması gereken bir karakter. Gale ve Peeta ise "Ah keşke hayatımda böyle biri olsa..." dedirten cinsten yakışıklı karakterler. Finnick'i gördüğünüz ilk zaman "Feci yakışıklı, bir o kadar ukala." diyebilirsiniz ama inanın bana çok alçak gönüllü biri ve sert görünümünün altında yumuşacık bir kalbi var. :D (Finnick'e falan sulanmıyorum. Ben Team Gale grubundayım :P) Haymitch'e gelirsek. Adamım diyorum başka da bi şey demiyorum. Ayyaşın teki ve hiçbir şeyi umursamıyormuş gibi görünebilir. Ama bu kitaptan sonra onu daha çok anlayıp, sevdim. Benim de akıl hocalığımı yapar mısın Haymitch ? 

...bazen insanların başına bazı şeyler gelebilir ve onlar da bu şeyleri kaldıracak donanıma sahip olmayabilirler.

Son olarak Cinna hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Çünkü bu kitapta beni en çok etkileyen bir diğer karakter oydu. Hatırlamayanlar için ; Cinna, Katniss'in stilisti. Hem Oyunlar öncesi röportajları için hemde Zafer Turu için onun stilistliğini yaptı. Hatta ilk kitaptaki kostümü için Katniss'e "Alevler İçindeki Kız" lakabı bile takıldı. O kadar etkileyici kostümü vardı. Cinna, Katniss'in stilistliği yanı sıra ayrıca hem destekleyicisi hemde dostu. Bu kitapta bir çok konuda destekçisi oldu zaten. Özellikle Çeyrek Asır Oyunları öncesindeki röportajı için hazırladığı kostümüne bayıldım ! Çok etkileyiciydi. Filmde görmek için sabırsızlanıyorum. Cinna, cidden kayıtsız şartsız sevilecek biri. Bu kitapta beni salya sümük ağlatsa da onu çok seviyorum.

Size tek önereceğim şey ; bu kitabı okurken son kitabı yani Alaycı Kuş'u mutlaka yanınızda bulundurun. Kitap bittiği an bir şok içinde kalıp, merakınız ağır basıp diğer kitaba gömülmek isteyeceksiniz. Bende en kısa zamanda, yeni kitaplardan bir fırsat bulup, tekrar okuyacağım. Gelecek filmi bekleyemeyeceğim yani. :D 

Not : Bu seri hiç mi hiç abartılmıyor. 

Sevgiler, öpücükler ; Jane

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Ding Ding : Yazın Sonunda İzlenilmesi Gereken Filmler !


    Artık Ağustos'un sonuna geldik. Minnacık yaz tatilimiz bu senede jet hızıyla geçti.Şahsen ben hiçbir şey anlamadım. Zaten sınavdı,sonuçlarıydı yok tercihleriydi derken ömrümden ömür gitti ve başa döndüm tekrardan. Bu işkencelerden kurtulmak için yine aynı şeylere başvurdum : Filmler ! Beni 2-3 saatlikte olsa bu zalim,sıkıcı dünyadan kurtardılar.Eh, izlediğim mükemmel filmleri blog'da paylaşmayacağımda nerde paylaşacağım ? Film severlere, yazın sonunda, tatillerinin son tatmalık günlerinde izlemesi için bir kaç film öneriyorum. Umarım, benim izlerken yaşadığım zevki, heyecanı, mutluluğu ve sabırsızlığı sizlerde yaşarsınız. :D Hadi bakalım, işte başlıyoruz !
Avatar : (Animasyon,Fantastik,Aksiyon,Macera) Vizyona ilk girdiği zamanlar çok konuşulmuştu ama nedense gidip,izleyesim gelmemişti.Bir gün TV'de görünce bir bakayım dedim. Ve filme bayıldım. Beni çok etkilemişti. Gerek konusu gerek karakterler arasındaki bağ. Gerçekten çok etkilenmiştim. Aradan uzun zaman geçti. Tekrardan izlemeyi planlıyorum. Şu "çok konuşulan" Avatar'ı izlemeyenler, filme gömülsün ! 
Titanik : ( Dram,Romantik) Sanırım hayatım boyunca sayısız defa izlediğim ve her izlediğimde aynı tepkileri verip, aynı heyecanla izlediğim tek film. Kendimi bildim bileli bu filmi izliyorum. Hatta ilk izlediğim film bile diyebilirim. Bir hayalim vardı. Titanik'i sinemada izlemek. Sağolsunlar geçen sene sinemada tekrar vizyona girdi. Ayılıp, bayılarak sinema salonuna girdiğimi hatırlarım. Efsane filmi, buraya yazmak komik durdu aslında.İzlemeyen var mı ki Rose'la Jack'in aşkını ?
Açlık Oyunları : (Aksiyon,Dram,Gerilim,Gizem,Romantik,Gençlik) Pekala,kitabından sonra filminden hiç memnun kalmamıştım. O yönetmene ve senaristlere ne kadar sövdüm hatırlamıyorum.Özellikle yönetmene... Ama geçen gün TV'de tekrar izleyince sevdim gibi. Eh işin içinde Jennifer Lawrence var. Liam Hemsworth'den bahsetmiyorum bile. Ama ilk kitabını okuyun derim.
Aşçı Fare : (Animasyon,Komedi) Kardeşimin zoruyla sinemada izlediğim bir animasyon filmdi. Film çıkışında zaten animasyon delisi olmuştum. Çok çok eğlenceli ve anlamlı bir filmdi. Bayılıyorum böyle animasyonlara !
Aşk Yemini : (Dram,Romantik) Channing Tatum'u filmin kadrosunda görünce balıklama atlamıştım. Az,gözlerimi doldurmadı bu film... Çok güzel bir aşk hikayesi, kıskançlığın tavan yarattığı bir sevgi... Rachel McAdams zaten sevdiğim oyunculardan biri. Ne diyeyim, "ağlama sendromundaysanız" izleyin derim.
Pamuk Prenses ve Avcı : (Aksiyon,Macera,Dram,Fantastik) Çocukken okuduğumuz masallar, artık bu dönemde karanlık yönlerini göstermeye başlıyor. Bunlardan biri de şu çok meşhur Pamuk Prenses hikayesi... Kristen Stewart için filme gitmiştim. Çokta memnun kaldım. Chris Hemsworth sevdalısı oldum. Sam Clafflin aşığı oldum. :D Çok güzel fantastik bir filmdi. Masal kahramanlarını bir de karanlık yönleriyle izleyin derim.
Sokak Dansı Serisi - Step Up 1|2|3|4 : (Dram,Müzikal,Gençlik,Romantik) Bu serinin her filmini izlediğimde içimde bir dans aşkı doğuyor. Böyle sanki doğuştan dans uzmanıymışım gibi bir havalara girmeler falan... Sizi allak bullak eden filmler bunlar. Bu seriye bayılıyorum. Hem filmdeki oyuncularına hemde filmde çalan müziklere... İlk filmi çok seviyorum çünkü Channing Tatum var. İkinci film favorim çünkü müthiş dans gösterileri var. Üçüncü ve dördüncü filmleri salyalalarım akarak izledim çünkü baş erkek karakterler bir taş ! İzleyin, görün, uçuşa geçin. :D
Koruyucu Meleğim : (Dram,Romantik) Bu filmi çoook sempatik bir arkadaşım önermişti. O deli kız sayesinde bu filmi izledim. Beni çok etkilemişti. Çok güzeldi konusu. Anlatacak kelime bulamıyorum,izleyin ve görün,anlayın.
Oyuncak Hikayesi Serisi 1|2|3 : (Animasyon,Komedi,Fantastik) Çocukluğumun animasyon filmlerine merhaba deyin. Eminim bunu da izlemeyen pek yoktur ama bu listeye eklemek istedim. Yoksa içim rahat olmazdı. Milyon defa izlesemde bıkmam. Ve evet, çoğu kişi gibi son filmde bende hüzünlendim. Ve yine evet, bazen oyuncaklarımın canlanmasını falan bekledim. Çocukluk aklı işte... :D
Not : Seni Seviyorum : (Dram,Romantik) Gerard Butler, ben bu filmdeyim derde izlemez miyim ? Onu her zaman romantik-komediler de izleyince bu filmde beni mahvetti. Ağlamamak için habire gözlerimi kırpmak zorunda kaldım. Oyunculuğu insanı şekilden şekile sokabiliyor. Birden gözlerim dolarken bir yandan da sırıttım. Çok güzel bir filmdi.
Thor : (Fantastik,Macera,Aksiyon,) Dolu dolu bir fantastik filmdi. Chris Hemsworth'a el sallayın. Bu filmde ne kadar yetenekli ve çekici olduğunu kanıtlamış. Süper bir filmdi. Devam filmini izlemek için sabırsızlanıyorum. Natalie Portman'ı unutmayalım. Bu filmde kendilerini daha çok sevdim.
Tavuklar Firarda : (Animasyon Komedi) Küçükken okulda izlediğim bir animasyon filmdi. O kadar aklımda kalıcı kalmış ki yıllar sonra tekrar izledim. Çok eğlenceli bir animasyon filmleri arayanlara öneririm.
New York Çeteleri : (Dram,Suç,Tarih) Bir yaz Leonardo DiCaprio filmlerine takmıştım. Bunu da rastgele görüp,izlemiştim. Hoş, Leo'yu izlemekten filme pek odaklanamamıştım. Şaka bir yana nedense film beni bazı yönleriyle çok etkilemişti. Ama biraz ağır film gibi. Leo severler izlesin. Tarih meraklıları varsa da izlesin derim. Bir daha bu filmi izler miyim ? Evet. Çünkü dediğim gibi bazı yerlerde beni etkilemişti. :D 
Bu kadar uzun süre nasıl hayatta kalabildim biliyor musun?
Bunca yıl?
Korku.
Korkunç gösteriler sahneleyerek…
Biri benden çalarsa, ellerini keserim.
Beni rencide ederse, dilini keserim.
Bana kafa tutarsa, kafasını kesip bir mızrağa geçiririm.
Ve sokaklardaki herkes görebilsin diye olabildiğince yükseğe kaldırırım.
İşlerin yolunda gitmesini sağlayan budur: korku
Dengesiz Jane'den şimdilik bu kadar. Yarın Kemikler Şehri yorumumda görüşmek üzere ! Ya filmi yerden yere vuracağım ya da göklere taşıyacağım. Orta yolu yok gibi. (Çünkü göz bebeğim dediğim kitap serimin ilk filmi. Bir kitap kurdunun, o filmi izlemesi demek... Deprem etkisi yaratabilir.)

Sevgiler,öpücükler ; Jane

4 Haziran 2013 Salı

Kitap Önerisi-Yorumu : Açlık Oyunları / Suzanne Collins



Kazanmak ün ve talih anlamına gelir.
Kaybetmek kesin ölüm anlamındadır.
Açlık Oyunları başlasın...


Bir zamanlar Kuzey Amerika diye bilinen bir yerin yıkıntıları içinde Panem ulusu yaşamaktadır.Capitol'de on iki bölge bulunmaktadır.Bölgede yaşayan halk arasındaki çocuklar her yıl yapılan Açlık Oyunları'na katılmak zorundadırlar.Çünkü Capitol acımasızdır.Yarışma için yaşları on iki ve on sekiz arasında,bir erkek ve bir kız çocuğu olmak üzere iki kişi yarışmaya gönderiliyor.Bölgede yaşayan,bu yaş aralığındaki kişiler katılmak zorundalar.Başka şansları yok.Çekilişle 2 kişi belirleniyor ve TV'de canlı olarak yayınlanan ölümüne bir kavgaya yollanıyorlar.

  Katniss Everdeen,on altı yaşındadır,anne ve küçük kız kardeşiyle beraber yaşamaktadır.Açlık Oyunları'n da çekilişte ismi çıkan küçük kız kardeşinin yerine gönüllü o olur ve vahşi savaşa gitmeye hazırlanır.Ama her şey göründüğünden farklıdır ve Katniss tek başına hayatta kalmak zorundadır.



    Konusu yukarıda özet geçtiğim gibi.Bu seriyi ele almamın nedeni ise beni çok etkilemiş olması.Kitap ilk çıktığı zamanlar pek ilgimi çekmemişti.Fakat daha sonra herkesin elinde görmeye başlayınca bir risk aldım ve konusuna bakmadan satın aldım.Bir süre kitaplığımda süs gibi durdu.Daha sonra okuldaki kitap okuma saati için yanıma alıp,okumaya başladım.İşte o andan sonra bende kendimi Açlık Oyunları içinde buldum.İnanılmaz bir kurgu ! Okurken gerçekten kendimi kitaba gömdüm.Hala olayları düşündükçe ve hayal ettikçe kendimden geçiyorum.Macera seven bir insanım ve bu kitapta macera doruk noktasında.Katniss'le beraber hırslandım,savaştım,çabaladım diyebilirim.Çok güçlü bir karakter.Zaten bu ölümüne savaşta,kardeşinin yerine geçmesi bile ne kadar cesur olduğunu gösteriyor.
  
    Yazar, bu seriyi yazmadan önce araştırma yapmış ve buna benzer oyunların ( daha doğrusu ölümlü savaş diyebiliriz ) daha önce gerçekleştirildiğini duymuş.Çok tiksindirici bir şey aslında.Normal bir hayat yaşıyorsun,daha sonra zorunlu olarak bir oyuna katılmak zorundasın.Ve bu oyunda sadece bir kişi canlı kalabilir.Diğerlerini ya öldüreceksin ya da canını kurtaracaksın.Ama kazanmak için öldürmek şart.Ve bunları daha reşit olmamış çocuklar yapıyor.Okurken bir yandan söylendim bir yandan da hırsla okudum.Sonu beni tatmin etti ama sevdiğim karakterler öldüğünde mahvoldum diyebilirim.Zaten başka çareleri yoktu...

Açlık Oyunları filminden Katniss Everdeen

       Katniss,bu zorlu yaşamda hem annesine hem kardeşine sahip çıkıyor.Babaları öldüğünü için annesi henüz kendini toparlamış durumda değil.Bu yüzden tüm yük Katniss'de.Ve en yakın arkadaşlarından Gale var.Her zaman avlanmaya beraber gidiyorlar.Katniss ok atma konusunda oldukça uzman.Bu da Açlık Oyunları sırasında ona çok yardımcı oluyor.
  
       Peki Katniss dışında başka kim Açlık Oyunları'na katıldı ? Peeta Mellark ise diğer bir erkek karakterimiz.Katniss'le beraber oyunlara katılan diğer kurban diyebiliriz.

Açlık Oyunları filminden bir kare. Stilistleri Cinna, Katniss ve Peeta'yı gösteriye hazırlarken.Şu çok ünlü 'Alevler İçindeki Kız' kostümünün ön hazırlığı.
       
          İşin komik tarafıda ne biliyor musunuz ? Oyunlar başlamadan önce oyunculara el bebek gül bebek gibi bakıyorlar ve sonra ölümcül oyuna salıyorlar.Ne kadar acımasızlar değil mi ?
Oyunlar öncesinde seçilen adaylar bir trene bindiriliyor.Orada her çeşit yemek var.Yani bir güzel karınları doyuruluyor.Daha sonra Capitol'e geldiklerinde baştan aşağı temizleniyorlar ve özel odalarında dinleniyorlar.Özel yardımcılar var.Kuaför,moda uzmanı v.b. gibi. Oyunlar öncesinde tanıtım amaçlı büyük bir gece hazırlanıyor.Oyuncular bu gece için özel olarak hazırlanıyor.Katniss ve Peeta çiftini benim çok sevdiğim karakterlerden biri, Cinna hazırlıyor.Kostümlerine gerçekten bayılmıştım.Hatta kostümleri o kadar etkileyici ki Katniss, 'Alevler İçindeki Kız' olarak tanılıyor. Ve her çiftin başında bir akıl hocası oluyor.Bu akıl hocaları daha önce Açlık Oyunları'na katılıp,galip gelen kişiler oluyor.Katniss'le Peeta'nın akıl hocası ise Haymith,tam bir ayyaş herif.Ama göründüğünden de zeki bir insan.Oyunlar sırasında bizimkilere sponsorlar bulup,oldukça yardım ediyordu.Neyse, bu özel gecede her oyuncu tek tek sahneye çıkarılıp tanıtılıyor ve röportaj yapıyorlar.Özellikle Peeta'nın röportajı sırasında şok girmiştim ve bir sonraki sayfayı nasıl okuduğumu hatırlamıyordum.Orayı çok güzel düşünmüş yazar.Gerçekten merak edilisi ve okunulası bir bölümdü. ( Biraz daha meraklanmanız için o bölümden kısa bir şey paylaşacağım.Yazının biraz daha aşağısında yer alacak.) Ve oyuncular tam oyun öncesi küçük bir odadaki arenaya katılıyorlar.Aslında bir bakıma sınılıyorlar.Ne kadar çok ilgi çekici bir şey yaparlarsa ve yeteneklerini ortaya koyarlarsa o kadar yüksek puan alıyorlar.Bu puanlar onlar için değerli.Açlık Oyunları sırasında sponsor bulmaları konusunda kolaylık sağlamış oluyor. ( Bu sponsorlarda neyin nesi derseniz...Oyunlar sırasında oyuncular bir çok şeyle karşılaşıyorlar ve yaralanıyorlar.Bazı şeylere ihtiyaçları oluyor ve sponsor olan zenginler onların istedikleri şeyleri oyun alanına yollayabiliyorlar. ) Ve Katniss o deneme arenasında öyle güzel bir performans sergiliyor ki...Tam kızımızdan beklediğimiz bir şeydi.
     
Ve Açlık Oyunları Başlasın !

        Ve bu kadar hazırlıktan sonra her biri oyun alanına gidiyor.Öyle bir ortam var ki,Capitol her şeyi kendisi hazırlamış.Tüm alanı istediği gibi yönetebiliyorlar.İsterlerse hava çok soğuk oluyor isterlerse bir çöle dönüştürebiliyorlar.Ve savaşmak yerine habire saklanan oyunculara da korkutucu sürprizleri var. O yüzden bu oyundan kaçış yok ! Açlık Oyunları başladığı zaman oyuncular tam ortadaki erzaklardan kapabildiklerini kapıp,ormanın içine dağılıyorlar.Tabii o sırada size saldıranda olabilir çünkü oyun başladı artık.İşte ondan sonra macera başlıyor diyebilirim.Ben okurken çok büyük zevk aldım.Resmen olayların içindeydim.Anlatılmakla olmaz,okuyun derim.Zaten dünyada ve ülkemizde baya ses getiren bir kitap.
  Kitabın sonu,devam edileceğinin sinyallerini elbette veriyor.Tüm seriyi okumuş olmama rağmen ilk kitabın yeri bende çok ayrı. 2.ve 3. kitaplarıda severek ve merakla okudum.Ve seri bittiğinde boşluğa düştüğümü söyleyebilirim.O yüzden seriye başlarsanız pişman olacağınızı sanmıyorum.


   Ve serinin filmide var.Geçen sene Mart ayında vizyona girdi.Ben,arkadaşlarımla resmen heyecandan uçarak sinemaya gitmiştim.Bayılarak okuduğum kitabın filmini izlemek harikalar yaratacak diye hissediyordum ama filmi izleyince tüm hayal kırıklıkları bende toplandı.Kitap çok farklı film çok çok daha farklı.Ve kesinlikle kitabı tercih ederim. Filmdeki oyuncu kadrosu çok güçlü.Jennifer Lawrence,Liam Hemsworth,Josh Hutcherson gibi genç,yetenekli oyuncular var.Ama hem karakterler benim kafamda bambaşka,oyuncular onlara göre daha yetişkin duruyorlar hemde filmdeki bazı değişiklikler hoşuma gitmedi. 

Alaycı Kuş iğnesi

Açlık Oyunları'nın simgesi 'Alaycı Kuş' iğnesini Katniss,arkadaşının ona destek vermesi için hediye olarak alıyordu ama filmde gidip satın alıyor.Bu duruma çok gıcık olmuştum nedense.O yüzden eğer filmide izlemek istiyorum diyorsanız benim tavsiyem ilk önce kitabı okuyun daha sonra filme göz atın derim.Diğer kitapların filmleride çıkacak. Ateşi Yakalamak ( 2. kitap ) Kasım-2013 , Alaycı Kuş ( 3.kitap) Part 1 / Kasım 2014 ve Part 2  / Kasım 2015 olarak belirlenmiş.Serinin hayranları için iyi beklemeler dilerim.Sanırım bu sefer sinemaya uçarak gitmeyeceğim. :D 

Filminde en çok sevdiğim şey ise müzikleri oldu.Gerçekten çok etkileyici müzikleri vardı.



Açlık Oyunları filminden bir kare. Peeta'nın röportaj için katıldığı özel geceden bir fotoğraf. Ve aşağıda ise hem kitapta hem filmde geçen sözünü ettiğim bölümden alıntı yer alıyor ;

Peeta'nın röportaj sırasındaki heyecan verici konuşmasından minik bir alıntı ;

"Senin gibi yakışıklı bir delikanlı...Mutlaka özel bir kız vardır.Haydi,bize ismini söyle," dedi Caesar.
Peeta iç geçirdi. "Bir kız var elbette.Onu gördüğüm ilk andan beri aşığım.Ancak,toplama gününe kadar varlığımdan bile habersiz olduğuna eminim."
Kalabalıktan sempati sesleri yükseldi.Karşılıksız aşk konusu büyük bir rağbet görüyordu.
"Yoksa başka bir sevgilisi mi var ?"
"Bilmiyorum ama ondan hoşlanan çok erkek var," dedi Peeta.
"O zaman,yapman gerekeni söyleyeyim.Kazanıp,eve dönüyorsun.Herhalde o zaman sana hayır diyemez,değil mi?"
"Bunun bir işe yarayacağını sanmıyorum," dedi Peeta. "Yani kazanmak,benim durumumda bir şey ifade etmiyor."
Caesar kafası karışmış bir halde, "Ama neden?" diye sordu.
"Çünkü," dedi Peeta kıpkırmızı bir suratla adeta kekeleyerek."Çünkü...Benimle birlikte,o da buraya geldi."

Ölümcül oyundan sadece bir kişi canlı çıkabilir.Açlık Oyunları sonrasında galip kim mi geliyor ? Spoiler vermeyi sevmediğimi söylemiştim.Gerçekten şaşırtıcı bir şekilde oyun sonlandı.Merak ediyorsanız...Kitabı hemen kapın derim. :D 

Sevgiler,öpücükler ; Jane

Filmdeki Gale'yi Liam Hemsworth canlandırıyor.

Not : Seride Team Gale'ciyim.Peeta'yı da çok seviyorum ama Gale...işte o benim adamım.Hem kitapta hem filmde. :D