Pages

Merlin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Merlin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2013 Salı

Jane : Tüm İçtenliğimle; Bol Vampirli Zombili Yıl Diliyorum !


2013'ün son blog yazısından herkese merhaba ! Bu yazıyı, yazıp yazmamak konusunda biraz kararsız kaldım. Ama sonra dedim ki "kitap, müzik ve filmler hakkında bir kaç şey yazdın, dizilerin suçu ne?" Öyle ya, ben bu blog'da hobilerim hakkında bir şeyler paylaşıyorum. 2013'ün son gününde izlediğim dizilere yön vermek istedim. 

Bu sene baya dizi izledim. Yabancı diziler sayesinde zaten ingilizcem gelişti. :D Bu senede bir çok dizi izleyerek, kendimce rekorumu kırdım. Huyum kurusun ki bir diziyi çok sevdiysem, o diziyi hem doya doya izlemek isterim hemde her gün "ayy dur şu bölümü de izleyeyim kapatıyorum" diyerek kendimi kandırırım. Sonucunda ise aşık olduğum dizi karakterlerine elveda demek zorunda kalıyorum. Hem arka arkaya bölümler izlemek hoşuma gidiyor. Hemde söyleniyorum; "bak yine aynı hatayı yaptın, hani yavaş izleyecektin?!"

Bu senede aynı şeyleri yaşadım. Yazın kardeşimle beraber Merlin ve Sonny With A Chance dizilerinin tüm sezonlarını izledik. Ve final bölümlerinde salya sümük ağlayıp "bitti, n'apcaz biz şimdi" modunda olduk. Sonrasında zaten sürekli izlediğim dizilerin devam sezonları başladı.

Bunlardan biri Supernatural. Bayadır izliyorum. İlk 6 sezonu arka arkaya izledim ve sonrasında dizinin her sezonu bekleyerek, yaşlanmaya başladım. :D Ara sezonlara hiç girişmiyorum bile... Bazı kişiler her ne kadar Supernatural artık bozdu, deselerde ben gayet memnunum. Özellikle bu sezon yani 9.sezonda çok iyi ilerliyorlar. Belki de dizinin en iyi sezonu diyebilirim. Her çarşamba eve uçarak geliyorum, yeni bölümü hemen izlemek için. Şuan ne yazık ki ara sezonda. Merakla bekliyoruz... Doğaüstü olayları izlemeyi sevenler Supernatural'ı izlesin, ne diyeyim. :D Dean Winchester'a aşık olmayı unutmayın !

Gelelim The Vampire Diaries'e... Aslında bu sezon izlemeyecektim. Klaus ve müthiş ailesi yoksa ben diziyi n'apıyım dedim. Ama sonra duydum ki Katherine Pierce ön planda olacakmış. Durur muyum, direk yeni bölümlere atladım. Ki dedikleri doğruymuş. Bu sezon mükemmel ! Cidden. Geçen sene "Ögh geldi bu diziden artık. Klaus ve Damon'ın mimikleri için izlerim." diyordum ama bu sezon resmen yeni bölümleri dört gözle bekler oldum. Katherine karakteri olmasa bu dizi zaten ölmüş, bitmiş. Her zaman dediğim gibi Katherine, TVD'nin şahdamarı. Senaristler o şahdamarı keserse dizi kan kaybından ölür. (Dizinin konusuyla uyumlu oldu di mi ? Ben ve ilham perilerim. :D)

Hazır Klaus'tan bahsetmişken The Originals'dan bahsedelim. TVD'nin yan seri niteliği taşıyan yeni sezon bir dizi. Klaus ve Köken ailesi (Rebekah, Elijah...) başrolde. Konuyu geçtim, adamların duruşları, aksanları, vampirlik taslamaları bile diziyi alıp götürür. Ki ben cidden çok severek izliyorum. İlk sezonları olmasına rağmen çok sağlam bir konusu ve ekibi var. Klaus'un göz alıcı dudakları, Rebekah'ın aksanı, Elijah'ın karizması yeter diyorum... TVD izlemekten bıkanlar, rahat olun ve The Originals'a başlayın. Pişman olmayacaksınız. Söz.

Vampir konulu her şeyden bıktım diyenleri The Walking Dead bölümüne alayım... Onu bunu bilmem ben bu diziye aşığım. Nedense bayılıyorum. Bir kere TV'de izledim. Sonrasında internetten izlemeye devam ettim. Tek sinir olduğum şey sezonların az bölümden oluşması ve ara sezonun çoook uzun olması. Şuan mesela ara sezondalar ve başlaması için artık gün saymıyorum. Yeni bölüm karşıma çıksında, şaşırayım diyorum. 
Ben ki zombilerden nefret eden insan, bu dizide zombisever oldum. Hatta bir ara İstanbul'da yapılan Zombi etkinliklerine katılmayı bile düşündüm. Ölmeden önce yapılacaklar listemde bile yer alıyor bu etkinlik. :D  Neyse, çok kaliteli bir dizi. Bir zombi saldırısı olursa ne yapacağınızı bilmek istiyorsanız, izleyin. Vali'ye de benden selam söyleyin !

Arada bana bir gaz geliyor, How I Met Your Mother arka arkaya izliyorum. Hatta tırsıyorum "off sezonlar bitecek, ot gibi ortada kalacağım" diye. Ama sonra bir bunalma geliyor. Diziyi aksatıyorum. Genellikle yaz tatilinde geceleri izliyorum. Eylül ayı bir geliyor, sanki düğmeye basılmış gibi HIMYM izlemeyi bırakıyorum. Ve cidden bu huyumdan nefret ediyorum. Zaten Mart'ta final bölüm yayınlanacak. Diziyi izlemeye kıyamaz oldum ama en kısa zamanda izleyeceğim. Sizde izleyin.


Bu yılın sonlarına doğru White Collar izlemeye devam ettim. Geçen sene TV'de bir kanal keşfetmiştim. Haftasonları 5-6 bölüm arka arkaya White Collar yayınlıyorlardı. Bende Matt Bomer'a kafayı takmıştım. İlk 2 sezonu TV'de bir güzel izledim. Sonra bi şey oldu, devam etmedim. Geçen gün TV'de yine karşıma çıktı. "Ahaa izlenecek bir dizi buldum." dedim. Diğer diziler ara sezonda nasılsa... En son hangi bölümde kaldığımı hatırlamadığım için 2.sezonu baştan sona izledim. Meğersem 2.sezonun final bölümünde kalmışım. Yani genel bir tekrar yapmış oldum. :D Olsun canım, Matt'i bıkmadan izlerim. Bu hafta da 3.sezona başladım. Dizi şuan 5.sezonda. Son sezona geldiğimde blog White Collar ve Matt Bomer'la dolacak, merak etmeyin. 
Cıvık cıvık aşklardan, kanlı canlı vampirlerden bıktıysanız komedi polisiye dizisi olarak White Collar'ı öneririm. Aman dikkat ! Matt Bomer'a aşık olmadan önce hakkında minik bir araştırma yapın. Yoksa benim gibi mağdur olmayın.

Son olarak ; bu 2013'teki son yazım olduğu için minik bir dilek paylaşımı yapayım dedim. Gelecek seneden çok umudum ve beklentilerim var. Hatta olacağına tüm içtenliğimle inanıyorum. Bir yengeç bunu diyorsa sizde inanın ve bekleyin. :D Şaka bir yana cidden 4 rakamı benim uğurlu rakamım. (Batıl inancımda vardır) 2014'ü zaten daha yaşamadan sevmeye başladım. O yüzden, yeni yılda bol bol dilekler dileyin. İsteyin. Hedefleyin ve gerçekleştirmek için elinizden gelen her şeyi yapın. Sağlık, huzur ve mutluluğun yanı sıra bol bol kitap, müzik, film, dizi, para, kuru kafalı olan her şeyi istiyorum. :D Aşk istiyorum diyeceğim, olmayacak. Rahatıma neden diken batırayım. Kısacası, umarım herkesin isteği gerçekleşir. Tüm içtenliğimle; umuyorum, diliyorum, yeni yılınızı kutluyorum ve kocaman sevgiler, öpücükler diyorum : Jane

Not : 2014'teki izlenilecek dizi listem baya kabarık. Teen Wolf, Friends, Arrow, The Big Bang Theory, Prison Break gibi diziler önceliğim olacak gibi. Her zamanki gibi önerilere açığım.

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Ding Ding Dizi Önerisi : Merlin


Bu aralar şiddetle önerdiğim tek dizi Merlin. Çünkü sonunda dizinin tüm sezonlarını izleyebildim. Elbette final bölümü de izledikten sonra kendime baya lanetler saydım. Ama olan olmuştu. Merlin bitmişti.
Lise 2'deyken rastgele CNBC-e' de diziyi keşfetmiştim. Hiç unutmuyorum. Her gün saat 19:00'da annemle TV kavgası yapardık. O haklı olarak haberleri izlemek istiyordu bizde kardeşimle Merlin izlemek istiyorduk. O zamanlar gidip internetten izleme gibi bir alışkanlığım yoktu. :D Zar zor 3 sezonu TV'de izledik. (Bu arada annemde bizimle beraber izleyip,sevdi.) Ondan sonra yeni sezonu unuttum ben. Üstünden 2 yıl geçti. Bir baktım ki Merlin 5.sezonla beraber bitmiş. Bunu duyan ben tatilde başladım yeniden diziye.İlk 4 sezonu türkçe dublaj izledim. Son sezonu alt yazılı izleyince bir tuhaf oldum. Sesler falan ilkten garip geldi ama sonra pişman oldum. Keşke en başından beri alt yazılı izleseydim diye. O yüzden diziye başlayanlara ilk uyarım kesinlikle alt yazılı izleyin. :D

5 sezonluk dizinin konusundan bahsetmek gerekirse ; Fantastik-drama bir İngiliz dizisi. Aslında konusu çok eski bir efsaneye dayalı diye biliniyor. Olay döngüsü Camelot'un Prensi (ve daha sonrasında Kral'ı) Arthur ve büyücü Merlin arasında geçiyor.
Camelot'u yöneten Kral Uther, ülkesinde büyüyü kesinlikle yasaklamıştır. Bunun nedeni ise büyü yüzünden eşini kaybettiğini sanmasıdır.Büyü kullananların cezası ölümdür. Bu yüzden Camelot'ta yıllar önce "Büyük Arınma" denilen bir iç savaşla tüm büyücüler -çocuk,kadın,erkek- ölüme terkedilmiştir. Büyük Arınma'yla birlikte Camelot bir çok düşman toplamıştır. Büyüceler her fırsatta Kral'a,halkına ve en önemlisi tek veliahtı olan oğlu Arthur'a sataşmaktadır. Şanslı Arthur, en önemli zamanında Merlin'le karşılaşır. Aslında ilk tanışmaları biraz çatışmalıydı. :D Birbirilerine hakaret sayarak tanıştılar diyebilirim. Merlin,Arthur'un hayatını kurtarınca ise uşağı olmuştur. Tabii kimse Merlin'in büyücü olduğunu bilmiyordur. Gaius dışında. Gauis,Camelot'un en iyi ve en büyük hekimlerinden biridir. Aynı zamanda Kral'ın dostudur. Her neyse, Merlin sıradan bir büyücü değildir. O dünyaya gelmiş geçmiş en güçlü ve en büyük büyücüsü olarak tanımlanır. Onu bazı büyücüler Emrys adıyla tanır. Merlin'in kaderinde yazı olan tek görev ise Arthur'u korumak. Ejderha'nın (Merlin'in dostlarından biri. Yol göstericisi ve aynı zamanda Kral'ın tutsağı olan güçlü büyücülerden biri.) dediğine göre Arthur, Camelot'un başına geçtiği zaman her şey daha farklı olacaktır. Bu yüzden Merlin, tek veliahtı koruma görevindedir. Büyü gücü sayesinde milyon defa Arthur'un poposunu kurtardığı söylenebilir. :D
İlk 2 sezon boyunca çok eğlenceli ve heyecanlı olaylarla geçiyor dizi. Merlin her zaman iş başında, Arthur'u hem kurtarıyor hemde kimliğini açığa çıkarmamaya çalışıyor. Arthur ise doğduğundan beri Kral olmak için eğitilmiş biri. Bir yandan Camelot şövalyelerini seçip, eğitirken bir yandan da tehlikeden tehlikeye atlıyor diyebiliriz. Ah bir de Morgana adından bir karakterimiz var ki... Melek görünümlü şeytan denilebilir. Pekala, ilk 2 sezon boyunca gerçekten çok sevdiğim bir karakterdi. Kendisi Kral'ın manevi kızı olarak biliniyordur. Sonradan asıl gerçekler ortaya çıkar. Morgana, Kral'ın öz kızıdır ve büyücüdür. Büyü güçlerini biri tarafından keşfeder ve karanlık tarafa geçer. Camelot'un meleği iken baş düşmanı olmayı başarıyor.
Gwen ise Morgana'nın sadık hizmetçisidir. Arthur'a fena halde aşıktır. Aşkının karşılığını daha sonra buluyor. :D Ama işler o kadar da kolay değil. Kral Uther, tek veliahtının bir hizmetçiyle evlenmesine kesinlikle karşıdır. Morgana'da kötü tarafa geçince Gwen oldukça yalnız kalır. Neyseki işler daha sonra eğlenceli hale geliyor. :D
Merlin'e bayılarak izliyordum çünkü Arthur-Merlin atışmalarını, şakalaşmalarını ve beraber atlattıkları tehlikeleri seviyorum, çünkü büyü konusu ilgimi çekiyor, çünkü Merlin eski zamanlarda geçiyor.Yani bir yerden bir yere giderken en az 2-3 gün yollarda geçiyor zaman. Hiçbir şey göründüğü gibi kolay değil ve insanlar daha çok çalışıyor. Nedense bunlar ilgimi çekiyor. Tarihi pek sevmesem de kurgulu tarih konulu kitapları okumayı ve filmleri-dizileri izlemeyi seviyorum. O zamanlar her şey daha saf ve güzelmiş. Her neyse, Merlin'i seviyorum çünkü her akşam izlemek için can attığım dizilerden biriydi. Son bölümü izlerken hem bittiğine üzüldüğüm için hemde sevdiklerimden bir kaçı öldüğü için (senaristlerden nefret ediyorum neden dizi bitiyor diye illa birilerini öldürüyorlar ki) azıcık göz yaşı döktüm. Zaten benim yerime kardeşim salya sümük ağladı. :D İçimden "neyse ki dizi bittiği için ağlayan bir tek ben değilim." dedim ama o kadar çok ağladı ki görende eşi öldü falan sanacak. :D


Camelot'un şövalyelerinden bahsetmemek olmazdı.Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi hepsi birbirinden 'çekici'. İçlerinden en çok Lancelot'u severdim. (Soldan üçüncü olan.)  Ama gerçekten hepsi süper kahraman gibiydiler,dizide. Arthur'un tatlı poposunu sadece Merlin kurtarmıyordu. :D Dizide ne kadar yakın ve birbirlerine bağlılarsa set dışında da çok yakın arkadaşlarmış. Biliyorsunuz bir ara Harlem Shake dansı ünlüydü. Bu dans, dizi setlerini de esiri altına almıştı. Merlin ekibi bunu kaçırır mı hiç ? Videoyu izlemenizi öneririm. :D




Dizi bitince kendimizi teselli etmek için Merlin'in kamera arkası videolarını da izledik. Benim gelenek haline getirdiğim bir olaydır. Jenarik müziğini habire dinler, kamera arkalarını sıkılmadan milyon defa izlerim. Karakterleri kadar oyuncalarda çok eğlenceli. Umarım bir gün Merlin izlersiniz. Çünkü gerçekten izlenilmesi gereken bir dizi.

Arthur: Onlar benim sosislerim mi? 
Merlin: Immm
Arthur: Sen mi aldın onları? 
Merlin: Sizi forma sokabilmek için.
Arthur: Şişman olduğumu mu söylüyorsun? 
Merlin: Hayııır. Henüz değilsiniz. 
Arthur: Ben şişman değilim! 
Merlin: Gördüğünüz gibi işe yarıyor! 
Arthur: ???
Merlin: Uygunsuz olur demiyorum. Kral olan sensin, 
ben değil,...şüphesiz ki bu senin seçimin.
Kral olmadığımdan benim seçimim olmazdı.
Ama bir şey söylemem gerektiğini hissediyorum...
çünkü bazı kıyafetler var ki...
Arthur: Merlin? 
Merlin: Evet, Lordum?
Arthur: Benim için bir şey yapar mısın?
Lütfen, çeneni kapatır mısın?
Merlin: Olur, bunu yapabilirim.
Tabii kapatabilirim. Sorun değil......
Arthur: Şimdi!!
Arthur:Senin bu konuda bir fikrin vardır muhakkak, değil mi Merlin?
Merlin: Beni dinlemek zorunda değilsin, biliyorum! 
Arthur:Aynı fikirde olmamıza sevindim.
Morgana:Sen benim hayal gücümsün.
Emrys:Sen ne dersen !
Morgana:Hayır sen gerçekte burada değilsin
Emrys:Sen burda yokmuşum gibi davran!


Sevgiler,öpücükler ; Jane 

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Aşık Olunacak Dizi Karakterleri Vol 1

  

Böyle değişik yazılar yazmaya alıştım sanki... Kitapları okurken ya da bir şeyler izlerken insan ister istemez baş veya yan karakterdeki erkek karakterleri - özellikle genç kızlar- gözüne kestiriyor. Bu konuda benimde takıntılı olduğum kesin. Tabii delilik derecesinde bir takıntılık değil bu. Amma okurken ya da izlerken erimeme engel de değil. :D

Kitap karakterlerinden sonra dizi karakterlerine el atmak istedim. Çünkü o kadar çok yabancı dizi izliyorum ki... İngilizcemin iyiliğini onlara borçluyum diyebilirim. Ve emin olun Amerikan yapımı diziler müthiş ! Adamlar fantastik - bilim kurgu alanında uzman zaten. Ve karakterleri...

Evet o konuya gelirsek aşık olunacak bir çok erkek karakter var. Bunlar daha başlangıç. Fırtınaya hazırsanız,başlıyorum.


-Supernatural : Fantastik bir dizidir. Winchester kardeşler Avcıdır. Aklınıza gelen her türlü 'doğaüstü' varlıkları avlıyorlar. Ve binbir türlü maceraya atılıyorlar.Dizi hala devam etmekte ve 9.sezondadır. Korku,macera,aksiyon,komedi ve dram seviyorsanız diziye direk başlayın derim.-

Dean Winchester (Supernatural) : Kesinlikle aşık olunası karakterlerin başında geliyor.Bir kere adam eğlenceli,komik. Bazen sadece mimikleri bile yeter. Tam serseri diyemem. Hayatı önemsiyor ama pek çaktırmıyor. Sevdiklerine çok değer veriyor. Göz bebeği Impala'ya -eski bir araba türü- takıntılı. Yemeye -özellikle hamburger ve turta-  aşık bir insan diyebilirim. Bende onun ses tonuna aşığım.. Winchester aşkına!


Castiel (Supernatural) : Dizimizin meleği ! Dean'i koruyan bir melek diyebiliriz. Dünya'da yaşamak ona zor olsa gerek bazen aklı beş karış havada. Saf ve eğlenceli biri. Üstünden hiç çıkarmadığı bir paltosu var ki 8 sezondur eskimedi :D Bu saf dolu adama tutulmamak imkansız !

Sam Winchester (Supernatural) : Winchester'ların en masumu ve sakini diyebiliriz. Abisi Dean'e göre oldukça sakin biri amma gel gör ki adam çekici. Yavru köpek bakışlarıyla -kesinlikle alaycı bir yorum değil- insanı içine çekebilir...



-Lost : Dizi hakkında buradan bilgi alabilirsiniz.-




Jack Shephard (Lost) : Adamızın tek doktoru. Sakin ve düşünceli tavırlarıyla adam zaten çekici. Gülüşü,konuşmaları ve yardımseverliği ile artı puanları topluyor. Daha ne diyeyim. Dizide gözüme kestirdiğim ilk karakterlerden biriydi.


James 'Sawyer' Ford (Lost) :Adamızın en serseri karakteri. Onu bu kadar sevmemin nedeni de bu. Sigarası,alkolü ve insanları kandırma gibi huyları olsa da adam,kendini sevdiriyor. Ada da diğerlerine lakap takmakta da ünlü. :D Her ne kadar uzaktan umursamaz biri gibi görünse de içinde fırtınalar kopuyormuş.Belki de o yüzden içiyordur...


-Fringe ; doğaüstü olayları incelen bir FBI dizi diyebiliriz. Ajan Olivia Dunham olağandışı bir olayı incelerken eskiden doktor olan Walter Bishop ile yolları kesişir. Onun oğlu Peter'da olaya girmiş olur. Mükemmel ekip ( daha sayamadığım bir çok karakter var) 5 sezon boyunca dünyayı kurtarmak için savaşırlar ve amaçlarına ulaşırlar.İzlenilmesi gereken bir dizi. Bana bir çok şey kattı. 5.sezon ile dizi final yaptı.Doya doya izleyebilirsiniz.-

Peter Bishop (Fringe) : Ses tonuna,bakışlarına ve hareketlerine hayran kaldığım bir karakter daha ! Hafiften serseri biri ama birine aşık olunca ve dizide işler ciddileştiğinde serseri halinden eser kalmıyor diyebilirim.Yeşil,etkileyici gözlerine teslim olmaya hazır olun !


Lincoln Lee (Fringe) : Dizi de sevdiğim bir yan karakterdi. Mahvetti beni bu herif. Hem kendini sevdiriyor hemde hemen terk ediyor... Ama Ajan Lee sevilmez mi? Peter'ın baş rakibi diyebilirim. :D Gözlüklü hali bile ayrı bir çekiciydi.



-The Vampire Diaries : İlk izlediğim dizilerden biri. Vampirler,kurtadamlar ve cadılar... Doğaüstü varlık dediğim hemen hemen her tür var. Diziyi anlatsam... olmaz,izlemek lazım. Dizi hala devam ediyor ve 5.sezona geçiş yaptılar. Doyasıya izleyebilirsiniz. Ve aman dikkat. Bu dizi de çok ölümler oluyor. Herkese,hemen bağlanmayın derim. :D-

Klaus (The Vampire Diaries) : Merhaba Niklaus. Diziye ilk geldiğinde düşmandı. Doğal olarak bende kısık gözlerle izliyordum onu ama Klaus değişti ve benim gözler onu pörtlemiş bir şekilde izlemeye başladı. İngiliz aksanıyla "Vampire" demesi bile mum gibi erimenize bir neden... Dış görünüşüne laf yok zaten. Ah bir de Klaus'u aşık olunca görün. O zaman mezar taşınızı hazırlayın derim.

Stefan & Damon Salvatore (The Vampir Diaries) : Zıt kardeşler diyebilirim. Stefan ; sakin ve iyilik sever biri. Kumral ve korumacı biri. Damon ise yerinde duramayan, nerde kötülük Damon orda. Ve masmavi gözlerine tezat simsiyah saçlar. Serseri biri. İşine gelirse ciddileşebiliyor. Ama Damon'ın ciddi hali genellikle ölümle sonlandırılıyor. Adam,boyun kırmayı ve kalp sökmeyi seviyor. Eh ne de olsa arkadaş vampir.Hayatın tadını çıkarıyor. :D




-HIMYM : Bir grup arkadaşın eğlenceli,komik,olaylı ve bazende hüzünlü olaylarını anlatan biri dizi. Sit-com dediğimiz 20 dakikalık dizi, gerçekten bağımlayıcı. Bir oturuşta 7-8 bölüm izlettirir. Gülmekten çenemin ağrıdığı çoğu zaman oldu. Dizi hala devam ediyor. 9.sezona geçiş yaptılar.Açın,izleyin ve zamanı doyasıya geçirin derim.-


Ted Mosby (How I Met Your Mother) : Efsane karakterlerden biri.Çok değişik bir ruh hali var. Bazen ciddi bazen komik bazen saf. Ama Mosby sevilmeyecek biri değil. Gerçek aşkını bulana kadar canı çıkıyor. Umarım buna değer :D


Marshall Eriksen (How I Met Your Mother) : Marshall'ın ismini duyunca aptal gibi sırıtasım geliyor. :D Çok eğlenceli biri ve gerçekten saf. Gerçek aşkını,Lily'i bulduğu için çok şanslı. Dünyanın en mükemmel çifti bile diyebiliriz. Bu kadar uyumlu olmaları şaşırtıcı ama mutluluk verici.


Barney Stinson (How I Met Your Mother) :  Kesinlike efsane bir karakter. Çapkın,komik,takıntılı ve çok eğlenceli bir karakter. Takım elbise dışında onu görmek çok zor. Kadınlar onun gözünde elmas değerinde. Ama elbet bir gün gerçek aşkını bulacak. Zaten bu kadar çapkın olmasının da bir nedeni var. İnsanın kalbi kırılmadan, kolay kolay değişmez.




-The Walking Dead : Bir gün uyanıyorsunuz ve dünyayı zombilerin bastığını duyuyorsunuz. Çoğu sevdikleriniz de zombilere dönüşmüş durumda... Bu durumda ne yaparsınız ? İşte bu sorunun cevabını dizide bulabilirsiniz. Zombileri konu edinen biri dizi. Ben ki zombileri sevmeyen bir insan diziye tutuldum çünkü kaliteli ve bağımlayıcı bir dizi. 4.sezona geçiş yaptılar ve gerçekten heyecanlı devam ediyor...- 


Darly Dixon (The Walking Dead) : Dizide en gerçekçi bulduğum tek insan Darly. Omzunda oku, altındaki motorsiklet ile korkusuzca zombilerle savaşıyor. Grubun en iyilerinden biri. Umursamaz tavırların altında yumuşak bir kalp var elbette.



-Merlin : Camelot Krallığı'nın hikayesi anlatılıyor. Merlin adındaki genç büyücü, Kral'ın tek oğlu Arthur'u korumakla görevli. Kaderi bu. Arthur ile binbir türlü maceraya atılıyorlar. Her defasında Merlin hayatlarını kurtarıyor ama kimse bunu bilmiyor. Çünkü Camelot'ta büyü yasak ! Büyücü olanlar ve büyü yapanların tek cezası ; idam. Merlin buna rağmen her türlü tehlikenin göbeğinde yer alıyor. Dizi 5.sezon ile final yaptı. Gerçekten mükemmel bir dizi.-


Arthur Pendragon (Merlin) : Kendileri Prens olduğundan olsa gerek biraz havalı biri. Ama aynı zamanda gerçekten iyiliksever ve alçak gönüllü biri. Merlin'le didişmeleri, şakalaşmaları izlemeye değer. Siz birde Arthur'u aşık olunca görün...

Merlin (Merlin) : Çevresindeki insanlara saf,ahmak ve bir hizmetçi olarak görülebilir ama hepsinden daha güçlü ve cesaretli biri. Yeri geldiğinde gerçekten çok komik biri olabiliyor. Ve bu adamı ağlatmasınlar... İçimden bi şeyler kopup gidiyor resmen :|



Lancelot (Merlin) : En çok bu adam için ağlamışımdır herhalde... Senaristleri alıp bir güzel dövesim var... Her neyse. Camelot'un korkusuz en cesaretli şövalyelerinden biriydi. Yumuşak,sıcacık bir kalbi vardı. Diğer tüm karakterlere göre en sakini ve uysalıydı. Ama işte o bile insanı kendine çekiyor.Fazla söze gerek yok.İzleyin,görün derim.



Daha anlatılacak, anlatırken "acaba tekrar izlesem mi diziyi ?"diyeceğim Aşık Olunacak Dizi Karakterleri yazısının devamı olucak. Önereceğiniz her diziyi dikkate alırım. :D

Sevgiler,öpücükler ; Jane