Pages

Şiir Kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir Kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2018 Pazar

Kitap Önerisi: Şiir Denizi 1 - Ümit Yaşar Oğuzcan

La la la laaaa. Ümit Yaşar'a aşığım, la la la laaa!
Ya bunu kesinlikle kabul ediyorum. Ümit Yaşar Oğuzcan'a delicesine aşığım! Çünkü o da bir yengeç burcu! Şaka. :D 
Bu dünyaya erkek olarak gelseydim kesinlikle Ümit Yaşar olurdum. Her düşüncemiz mi aynı olur? Her yazdığını okumak istiyorum. Tüm eserlerini toplayacağım! 
Şiir Denizi 1'i yaklaşık iki ay önce aldım ve dedim ki bu kitabı löp diye bitirmeyeceğim. Bazı günler okudum, bazı günler okumadım. Mutluyken de okudum acı çekerken de. Yorgunluktan ölsem de keyif yapsam da. Tadını çıkara çıkara. Sindire sindire. Oh be, dünyalar varmış.
Efenim, yıllardır şiirlerden kaçan biri olarak aslında doğru şairimle karşılaşmadığımı fark ettim. Benim şairim Ümit Yaşar'mış. Tabii severek okuduğum birkaç şair daha var ama şu ana kadar her bir şiirinden ayrı keyif aldığım tek şair şu an kendisidir. 2018 bitmeden size özel seçtiğim satırları aşağıya bırakıyorum. 2019'da daha çok şiir okumak, daha çok şair keşfetmek ve daha çok Ümit Yaşar okumak dileği ile...

ROMAN
O bana baktı
Ben ona baktım
O güldü
Ben güldüm
O gitti
Ben kaldım

KAN
Kalbime girdin
Koynuma girdin
Kanıma girdin
İşte öldüm
Mezarıma da girsene

ÇIKMAZ SOKAK
Bir daha dünyaya gelsem
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye
Biliyorum
Sen de bir daha dünyaya gelsen
Yine beni sevmezdin
Kahrımdan öleyim diye

İNSAN BİR YERDE KENDİNİ BIRAKMALI
İnsan bir yerde boş vermeli kurallara, düzenlere
İnsan bir yerde kendini bırakmalı
Hiçe saymalı düzenini dünyanın
Zamana karşı koymalı
Sıyrılmalı ayıplardan, korkulardan
Küçük hesapları bir yana atmalı
Yaşamalı şöyle alabildiğine
Büyük delilikler yapmalı
İçmeli
Sevmeli
Küfretmeli
Adam öldürmeli
Kendine bir başka gözle bakmalı
İnsan bir yerde boş vermeli kurallara, düzenlere
İnsan bir yerde kendini bırakmalı

Kİ
Sev
Öyle sev ki
O hiç sevmesin
Bekle
Bekle ki
O hiç gelmesin

AYRILANLAR İÇİN
Yollarımız burada ayrılıyor
Artık birbirimize iki yabancıyız
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi, evet her şeyi unutmalıyız

Her kederin tesellisi bulunur, üzülme
İnsan ne kadar sevse unutabilir
Mevsimler gelir geçer, yıllar geçer
Sen de unutursun bir gün gelir

Hiç yaşamamışçasına, hiç sevmemişçesine 
Unutursun o günlerimizi, gecelerimizi
O günlerce, gecelerce sevişmelerimizi

Her şeyi, evet her şeyi unutabilirsin
Hatta bütün yazdıklarımı satır satır
Kalırsa, içinde bir derin sızı kalır

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

1 Eylül 2018 Cumartesi

Kitap Yorumu: İle - Oruç Aruoba

En güzel aydan merhabalar!

Eylül ayına bayılırım! Sonbaharın habercisi. Nisan ayına da bayılırım. İlkbaharın göz bebeği. Ama ne yazık ki yılın en kötü zamanlarını da bu aylarda yaşarım. Ay umarım bu ay müthiş güzel geçer. Geçsin... Her eylül ayı okulla ilgili bir koşuşturmam olur. Bu sene de öyle. Güzel haberlerim olunca yazacağım.
Şimdi gelelim Oruç babaya. Ben çok sevdim Oruç Aruoba'yı. Sürekli onu okuyasım geliyor. Şansıma, iş arkadaşlarımdan biri de okuyormuş. Hatta bizzat tanıyormuş da! 😏 
Azıcık dedikodusunu yaptıktan sonra bana "İle" kitabını getirdi. Kitabı hemen bitirmek istemedim ama anında bitti. Oruç Aruoba ile delicesine aşk yaşıyorum. Tekrar Kafkaokur'a sonsuz teşekkürler.
İşte, size birkaç favori alıntılarım. Özellikle yengeç burçlarına gelsin... 💜

"Sevdiğin, bilemediğindir."

"Sevmek, içini açmaktır."

"Kararsız mısın;
korkuyor musun;
istemiyor musun?
diye sordum; sen de, hepsine birden, Evet dedin.
Bunlar çok farklı şeyler oysa ki:-
'Kararsızlık' kişinin ötekine yönelik;
'korkmak' kendisine yönelik;
'isteksizlik' de ilişkiye yönelik,
yetersiz kalmasıdır.
Bunlar varsa, ilişki de hep biraz kaykık kalır.
İlişki, tam olmak için, kişilerde tam bir kararlılık, tam bir güvenlilik, tam bir isteklilik gerektirir-
karşılıklı;
birlikte..."

"İlk buluşmalarımızdan birinde, sana şuna benzer birşey söylemiştim-
Şimdi yapmamız gereken, yalnızca ikimize özgü, bir yeni dil geliştirmek, kurmak, yaratmak - öylesine ki, bir üçüncü kişi, bizim birbirimize söylediklerimizi işitecek olsa, bunlardan hiçbirşey anlamasın."

Ah ah daha ne çok beğendiğim alıntılar var ancak bu dördünü paylaşmak istedim. Önerileriniz olursa yazın gençler.

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

21 Temmuz 2018 Cumartesi

Kitap Yorumu: Hani - Oruç Aruoba

Merhabalar
Nasılsınız? Ben y-a-n-ı-y-o-r-u-m! Yazın ortasında doğmama rağmen güneşten nefret ettiğimi söylemiş miydim? Kış gelsin. Tamam, deli soğuklar gelmesin ama sevdiğim kazakları giyip kahve eşliğinde kitap okumak istiyorum. Hatta üstüme şal alıp çalıştığım zamanları özledim... Maalesef bu işkence bir ay daha sürecek. Belki daha da fazla... 😒
Olsundu. Kitaplarım olduğu sürece her şeyin üstesinden gelirim. He-heeyt. Ben nelerin üstesinden geldim, sıcağın mı gelemeyeceğim... 😏
Neyse efenim. Bu sefer karşınıza Oruç Aruoba ile çıkıyorum. Oruç babayı aslında hiç tanımıyordum. Ta ki Kafkaokur'un haziran sayısında denk gelene kadar... Ne çok seviyorum şu Kafkaokur'u. Altı aydır sıkı takipçileriyim ve çok fazla katkıları oldu. Israrla tavsiye ederim.
Oruç Aruoba kimdir dersiniz; aslında Türk edebiyatının her şeyi derim. Yazar, şair, felsefeci... O kadar dolu bir adam ki... Ve bu yazıyı hazırlarken doğum tarihine baktım. (Burç delisiyim. Artık istinasız herkesin burcuna bakıyorum.) Oruç Aruoba da benim gibi 14 Temmuz doğumlu. Yani bir yengeç! Burçlar hakkında neler biliyorsunuz bilmiyorum ama bu dünyayı yengeçler yönetmeli. Pofuduk, kendi halinde, sanat dolu, edebiyat aşığı bir insanız. (Daha sayardım da ayrıcalık olmasın, öhööm.) 😍

Oruç Aruoba'yı çok sevdim. Temmuz ayı şiiri için Hani kitabını seçmiştim ama şiirden çok felsefi düşüncelerle dolu bir kitapla karşılaştım. Hayal ile ilgili olan yazılarına taptım. Böyle kitaba sımsıkı sarılıp, "işte içimdeki fırtınalar" demek istedim. Sizinle de birkaçını paylaşayım. Bakalım benim gibi düşünenler var mı? 👀

...Dokunamadığın noktalardan gelir yaşamının anlamı.

En iç, en içten, en içteki sesine bile aykırı düşebilir mi kişi? Düşer...

Kendi olarak, sana gelen
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen
sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen
kendi olmasını, senin ile olmaya bağlayan
O, işte...

Gerçeklik, kendisine uymayan hayallere karşı hep acımasızdır. Dolayısıyla hayaller de hep acılı...

Gerçeklerle baş etmenin en iyi yolu, hayal kurmaktır. (Bu cümleden sonra Oruç babacı oldum...)

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

1 Temmuz 2018 Pazar

Kitap Yorumu: Edgar Allan Poe - Bütün Şiirleri

Merhabalar

Sadece bir gün gecikme ile "Haziran Ayı Şiir Kitabı" yorumumu yayımlıyorum. 
Tam bir senedir her ay bir şiir kitabı okuyorum ve bundan aşırı memnunum. Şiire daha çok odaklanmaya başladım ve çok güzel şairler tanıdım. Bu etkinliğimin 1.yılında bir çeviri şiir kitabı okumak istedim ve tercihim Edgar Allan Poe oldu. İthaki çok güzel bir basım yayımlamış. Poe'nun bütün şiirlerini Oğuz Cebeci'nin enfes çevirisi ile ciltli bir şekilde basmış. Kitabı fuarda çok uygun bir fiyata almıştım. Uzun zamandır uzaktan aşk yaşıyorduk. Artık okumalıyım dedim. Zamanlaması da çok güzel oldu. 😍
Şiirlerini okumadan önce Poe'yu daha iyi tanımak için biyografi kitabını da okudum. (Bir önceki yazıda yorumumu bulabilirsiniz.) Böylece şiirleri daha anlamlı geldi. İthaki'nin basımında bir de en çok şeyi sevdim; şiirlerin İngilizcesi ve Türkçesi bir arada verilmiş. Yani karşılaştırarak okuyabilirsiniz. Şöyle de bir şey var; Poe'nun dili eski İngilizce olduğu için birçok bilinmeyen kelimeleri de göreceksiniz. İnanılmaz bir eser olmuş. Açıkçası sindirilmesi zor bir kitaptı. Beni alıp, düşünceler arasında uzun yolculuklara çıkaran birkaç alıntıyı sizinle de paylaşıyorum. 

...Ve ben sana döndüm,
Mağrur akşam yıldızı;
Senin ışığın daha değerlidir benim için.
Çünkü yüreğime mutluluk verir
Göklerdeki gururun geceleri,
Ve daha çok beğenirim
O alçaktaki daha soğuk ışıktan
Senin uzaklardaki ateşini

...Bir rüyada bile olsa mutluydum.
Mutluydum ve sevmekteydim düşleri:
Düşleri, diri renkleriyle yaşamı boyayan,
Benzerliğin gerçeklikle olan
O geçici, sisli, puslu savaşı gibi,
Gösterir çılgın gözlerimize
Cennetin, sevginin ve bize ait olan her şeyin
Taze umudun, bilinen en parlak vaktinden
Daha da güzel olan şeylerini.

...Benim saadetimin pınarları değil
Fışkıran; gözyaşlarıyla ne tuhaf!
Ya da bir tek öpücüğün heyecanı
Felce uğratan yıllardır.

...-Yazık-aşkın güzelliğini anlatacak sözüm yok.
Ne de daha öteye gideceğim, bir yüzün
Güzelliğini anımsamaktan.
Esen rüzgardaki gölgeler gibi, çizgileri zihnimde
Gözlerimin eski bir kitaba daldığını anımsıyorum, bu yüzden
Ta ki harfler dönüşene dek
Anlamlarıyla birlikte hayallere.

...Ah, cehennem, göster haydi gösterebilirsen
Daha kırık bir kalp, daha derin bir acı...

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

Not: Temmuz ayı için şiir kitabı önerilerine deli gibi açım. Seçtiğim alıntılardan belki bellidir ne tarz sevdiğim; delicesine romantik! Öneri gelmezse kendimi yine Ümit Yaşar Oğuzcan'ın kollarına atacağım sanırım. 💛

25 Haziran 2018 Pazartesi

Kitap Yorumu: Grapon Kağıtları - Didem Madak

Merhabalar

Ben bu aralar Leyla'yım. Havalardan sanırım. Bazen hoop kalkıp dans ediyorum sonra Tom Odell şarkılarına sığınıyorum. Öyle böyle derken, işler güçler kovalarken valla mayıs ayının şiir kitabını yayımlamayı unutmuşum. Hoş, mayıs ayı benim için adeta ışık hızında geçti. İlk iki hafta festivaldi, fellowship programıydı derken bir de Makedonya gezisi çıktı. Sonra Safranbolu'ya gittim. Bir de baktım haziran ayındayız hatta ay sonuna yaklaşmışız... Böyle olmaz, seriyi bozamam dedim ve işte "Mayıs Ayı Şiir Kitabı" ile karşınızdayım.
Didem Madak, hep aklımda olan ve sık sık önerilerde karşıma çıkan biriydi. Eh, artık onunla da tanışmalıydım. İyi ki de kitabını okumuşum. Oh be, dedim. 💛

El elele tutuşmuş iki kelebek gibi.
Gidecektik, kaçacaktık buralardan
Uzak ülkeler düşlemiştik.
Büyük gemiler yüzmüştü ruhumuzda


Sonra gittin.
Çocuk oldum bir daha, ağladım.
Kaç şiir, kaç kere sular altında kaldı.
Kitaplar, aşk, her şey.
Her şeyi son bir kere daha kurtaramazdım.

Ey aşk sen
Artık bazı şarkılar kadar
yaralısın.

Aşkımız şehrin en güzel aşkıydı.
Kolay değildi, kolay olmamıştı.
Yıllarca şehrin en güzel aşkının benekleriyle yaşamak.

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

30 Nisan 2018 Pazartesi

Kitap Yorumu: Kuş Uçar Kanat Ağlar - Şükrü Erbaş

Merhaba!

Gerçek hayattan nefret ediyorum. Güzel giriş cümlesi oldu... Cidden hayatın monotonluğundan nefret ediyorum. Kitap okuma düzenim de bozuldu okuduğum kitapları blog'a yazma düzenim de... Yine de Nisan ayı bitmeden şiir kitabımı okudum geldim. Diğer okuduğum kitapları Mayıs ayı içerisinde paylaşacağım. Bir ara yorum bombardımanına maruz kalabilirsiniz. Aman dikkat. 😃
Gelelim bu ay okuduğum şiir kitabına... Şükrü Erbaş'ın Kuş Uçar Kanat Ağlar kitabını keşfetmemin de bir hikayesi var efenim. 
12 Nisan'da Ortaköy'de Necatigil Şiir Ödül'üne katıldık ofisten bir arkadaşımla. 
1980 yılından beri Behçet Necatigil anısına düzenlenen bu ödül töreninde her yıl bir şaire ödül veriliyor. Bu yıl Şükrü Erbaş ödül sahibi oldu. Bizzat orada olup, onun sesinden kendi şiirini dinlemek benim için bir onurdu. Atmosfer çok güzeldi. İyi ki böyle bir etkinliğe katılma fırsatım oldu dedim.
Tören çıkışı Beşiktaş'taki Kırmızı Kedi Kitapevi'ne uğradık ve Şükrü Erbaş'ın bu Şiir-Hikaye tarzındaki kitabını aldık. İlk defa böyle bir tarz okudum. Şiir ve kısa hikaye karışımından oluşuyor kitap. Çok anlamlı ve etkileyici sözler de vardı. İyi ki okumuşum dedim. Hem ödül töreni sayesinde Şükrü Erbaş'ı tanımış oldum hem de bu ay onun bir şiir kitabını okumuş oldum. Cidden bu aralar değişik isimler okuyorum ve bundan çok memnunum. Aynı yerde saymak istemiyorum. Bu deneyimleri yaşadıkça da sizinle paylaşmak istiyorum. Umarım bu konuda etkileyici olabiliyorumdur. 😍
Size severek okuduğum birkaç alıntıyı bırakıyorum ve kitabı okumanızı öneriyorum.

"Dokunmak hayal etmekten büyükmüş."

"Ölüler, yaşayanlarda yaşar, bunu hiç unutma."

"İlk acı değilsin, dedim. Son acı da olmayacağım, dedi. Sevmenin ötesini görmek istemiştim, dedim. Oradan geliyorsun, dedi. Sözcüklerden duvar örülmezmiş dedim. Kurduğun konaklarda insanlar kendini seviyor, dedi. Yalnızlık hiç geçmiyor, dedim. Yazıyorsun ya, dedi."

"İnsan geçmişini sevmeden yaşayamazmış."

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

31 Mart 2018 Cumartesi

Kitap Yorumu: Göğe Bakma Durağı - Turgut Uyar

Merhabalar
Ay, mart bitmeden şiir kitabımı okumayı bitirdim. Her ay şiir okuma hedefime son hızla devam ediyorum. Ve bundan çok zevk alıyorum. Çünkü hayatıma biraz farklılık katabiliyorum. Yeni şeyler öğrenmeye bayılıyorum, tabii edebiyatla ve dille bağlantılıysa... O yüzden şiir kitapları şu an hayatımın en heyecanlı aktivitesi. Her ay hangi yazarın hangi kitabını okuyacağımı seçmek bana eğlence katıyor valla. 😎
Bu seçimi, mart ayında son anda yaptım desem yeridir. Bir gün YKY'den bir şey almam gerekiyordu, gitmişken şiir kitabı da alayım dedim ve açıkçası yeşil kapağına vurulmamla Turgut Uyar'ı aldım diyebilirim. Normalde kitabı biraz incelerdim, beni etkileyen bir şeyleri var mı diye. Ama o an çok acelem vardı ve kaptığım gibi kasaya gittim. 😊
Mükemmel bir seçim oldu diyemem. Turgut Uyar'a sonsuz saygım var, okumak da istiyordum. Fakat pek birbirimize hitap etmiyoruz sanırım. Kitabı iştahla okudum ama beni ele geçiren sadece birkaç şiiri vardı. Olsun, okuduğum için çok memnunum. Hayatımdan bir Turgut Uyar geçti. 😍 Umarım başka bir kitabını, daha iştahla okurum. Size birkaç alıntı bırakıyorum.


"...
Hiçbir zaman dertsiz kalmadı gönlüm
Bir çift gözden, bir yapraktan, bir kuştan.
Daima daha taze, daima yeni baştan
Turnam bir gün bırakmayacağım peşini,
Sen nereye, ben oraya, adım adım
İnsan sevdikçe iyileşiyor artık anladım.."

"...
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum..."

"...
Bu ellerimi nereye koysam yakışmıyor
Dedim ki en iyisi kucağında dursun..."

"...
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse..."

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

9 Şubat 2018 Cuma

Kitap Yorumu: Büyük İnsanlık - Nazım Hikmet

Merhabalar

Bu ayki şiir kitabım için Nazım Hikmet'in Büyük İnsanlık'ını seçtim. Çünkü hiç beklemediğim anda hediye olarak geldi. Kitap okumama vesile olan ve dostluğumuzda 10.yılı devirdiğimiz canım Aylin'im son görüşmemizde bana aniden bir sürpriz yaparak, "Son konuşmamızda şiir kitapları okumaya başladığını söylemiştin ben de bunu aldım sana," diyerek Nazım Hikmet'in içinde şiirlerini okuduğu ses kayıtlarının da bulunduğu Büyük İnsanlık'ı verince ne yapacağımı şaşırdım. Hem ciltli bir şiir kitabı hem Nazım Hikmet hem de onun sesinden şiirler... Sanırım hayatımın en anlamlı hediyelerinden biri oldu. Hala kitaba sarılıp, mutluluk yaşıyorum. Müthiş bir his!
Bir yandan şiirleri okudum bir yandan ilk kez Nazım Hikmet'in sesini duydum. Ondan kendi şiirlerini dinlemek cidden benim için bir onur. Sanki karşımdaymış gibi gergin ve heyecanlı bir şekilde kulaklığımdan şiirlerini dinledim. İnanılmaz bir eser olmuş. Yapı Kredi Yayınları'na ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'na ne kadar teşekkür edip, minnet duysam azdır. Bence Büyük İnsanlık, her kitaplıkta olmalı! 

Size birkaç şiir alıntısı bırakıyorum. Kitabı alırsanız, bizzat şairin ağzından bu şiirleri duyabilirsiniz.Ayrıca CD'nin olduğu kısımda Nazım Hikmet'in annesi Celile Hanım'ın yaptığı oğlunun portesinin bir örneği var. Yani kitap adeta bir elmas, bir mücevher bir bulunmaz tarihi eser!

Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi 
geceleyin ateşler içinde uyanarak 
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi,
ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz,
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi,
seviyorum seni denizi uçakla ilk defa geçer gibi.
İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldanan bir şeyler gibi,
seviyorum seni “Yaşıyoruz çok şükür!” der gibi.

Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim

... 
Akşam nerde bitiyor nerde başlıyor şehir
şehir nerde bitiyor sen nerde başlıyorsun
ben nerde bitip nerde başlıyorum?

Ben gidip biraz daha kitabımla aşk yaşayayım... 💛
Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

10 Ocak 2018 Çarşamba

Kitap Yorumu: Alengirli Şiirler - Ali Lidar

Merhabalar
2018'deki ilk şiir kitabımı geçen günlerde okudum, bitti. Genellikle eski şairlerimizin eserlerini okuyordum. Her ay mutlaka farklı bir şairi tanıyıp, eserini okumaya gayret gösteriyorum. Bu ay biraz farklı davrandım. KAFKAOKUR dergisinde Ali Lidar'ın röportajını okuduktan sonra "bu adamı tanımalıyım," diyerek kitaplarını araştırdım. Baya ilgi çekici geldiler. Daha sonra üstünden birkaç gün geçti. Kitapçıda ocak ayı için şiir kitaplarına bakınırken Alengirli Şiirler gözüme çarptı. İçine şöyle bir göz attım. Ama en çok arka kapaktaki şiir beni ele geçirdi. Ve kitabı kaptığım gibi okumaya başladım.
Günümüz şairi olduğu için günümüz etkileri daha baskın, doğal olarak. Şiirlerin bir kısmını çok sevdim bir kısmı da bana göre değildi. Ama yine de zevkle okudum. Size birkaç alıntı bırakacağım. Ali Lidar'ın diğer kitaplarını da alıp okumayı planlıyorum. Değişik bir tarzı var. İnternetten araştırmanızı tavsiye ederim. 👀


Herkes gider
Ne?
Bilmiyor muydun sanki
Sevgili kalbim!
Neden hala apartman boşluğunun
Gün ışığı görmeyen penceresinde
Kuş sesleri beklersin.

...
hatırla ama unutma hatırla ama unutma
ateşle buz neyse seninle ben de oyduk
ayrı ayrı çok güzel
birlikteyken ölümcül.

Kaçırdığımız sabahlara ciddi bir özür borçluyuz
beraber uyanmadığımız bütün sabahlar
bir şey eksikti vardı yeryüzünün haberi
yanımızda başka bedenler
aklımızda başka hayaller
ama aynı güneş aynı gökyüzü...

Belki kadar keskin
ve keşke kadar imkansız
birbirimizden uzaklaşmamız
kırılsak da tırnak uçlarımıza kadar
kırılırız elbet bunu gerektirir yaşamak.

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

13 Aralık 2017 Çarşamba

Kitap Önerisi: Otuz Beş Yaş - Cahit Sıtkı Tarancı

Merhabalar
Nasılsınız? Ben bir depresyondayım bir 'hobaaa' havasındayım. 2017'nin bir an önce bitmesini ve 2018'in umduğumdan daha renkli, bol hayal gerçekleştirmeli ve elbette sınırsız kitap aldığım bir yıl olmasını diliyorum. Tek sayılarla bir problemim var sanırım. ...2013, 2015 hep karın ağrısıyla geçmiştir bende. Oysaki ...2012, 2014, 2016 öyle mi? Yaşasın çift sayılar! 😃
Ay, durun! Konudan saptım. Ben size Aralık ayında okuduğum şairden ve şiirlerinden bahsedecektim nerelere daldım yine. Efendim, biliyorsunuz ki Temmuz ayından beri her ay bir şairi gözüme kestiriyorum ve herhangi bir şiir kitabını alıp, şiirlerle daha da kaynaşıyorum. Bu ay Cahit Sıtkı Tarancı'yı okudum. Otuz Beş Yaş şiir kitabını taa lise yıllarımdan biliyordum. Hatta edebiyat hocamız ilk kez şairden bahsederken 'ölüm ve yalnızlık temalarını işleyen bir şairimiz' dediğinden beri Tarancı hep merak ettiğim ve tanımak istediğim bir şairdi. Sonunda şairle ve şiirleriyle tanıştım.
Can Yayınları'nda yayımlanan ve Asım Bezirci tarafından derlenen Otuz Beş Yaş şiir kitabı adeta dolu dolu! Her bir şiirden şairin duygularını iliklerinize kadar hissedebilirsiniz. Kitabın başında Tarancı'nın röportajlarından ve sözlerinden alıntılar var. İlk başta onları okuyup sonra şiirlerini okuyunca her şey daha net ve açıklayıcı oluyor. Kesinlikle hiçbir zaman şairi tanımadan ve görüşlerini bilmeden şiirlerini okumayın. O yüzden kitabın bu basımını çok sevdim. Ayrıca en bayıldığım kısımlardan biri de kitabın sonundaki Tarancı'nın dilimize çevirdiği şiirler. Öyle müthiş çevirmiş ki sanki kendi dilimizde yazılmış gibiydi. Kitap enfesti. Kesinlikle öneririm.
Sizlere, okurken içimi ısıtan, iç çektiren birkaç alıntı bırakacağım. İnanın o kadar çok vardı ki, anca eleyip blog'da paylaşabildim. Umarım benim kadar keyif alırsınız. İyi okumalar. 💚

(Her biri farklı şiirlerden alıntıdır.)
...
Bir kış güneşi gibi ben keyfimin eseri
Görünüp gidiyorum.
Ne belli bir yerim var, ne de sevdiğim biri
Sürünüp gidiyorum.

...
Her şeyden, her insandan, bütün dünyadan ırak,
Ta içimizden gelen bir ahenge uyarak,
Ve bu ahenkle sarhoş, ister misin sevgilim,
Hiç sonu gelmeyecek bir ömür geçirelim?

...
Sevgilim, buradan uzak,
Uzaklarda yaşamak,
Sevmek ve ölmek için,
Açılıp denizlere,
Bir gün gitsek mi dersin
Sana benzeyen yere.

...
Geçmiş günlerimi hatırlamalıyım,
Dalıp dalıp akarsuya,
Hayaller kurmalıyım,
Güzel geleceğe dair.
...

...
Kadehler daha yavaş içilmelidir;
Çok daha uzun sürmeli öpüşmeler,
Sabahlara dek muhabbet etmeliyiz!

Gün bizi ayıracak birbirimizden.

...
Yalnız aşkta, kumarda, hayalde değil,
Her adımda bir şeyler kaybediyoruz.

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

13 Kasım 2017 Pazartesi

Kitap Yorumu: Edip Cansever - Yerçekimli Karanfil

Merhabalar
Kasım ayı şiir kitabımı İstanbul Kitap Fuarı'nda seçtim. Ama sanırım aceleye getirdim bu işi çünkü sadece şairin adına göre aldım. Keşke içeriğine de baksaydım. 😢 Oysaki Edip Cansever benim ruhuma işler diyordum. 
Aslında baya hevesle okudum. Sevdiğim birkaç şiiri oldu ama genel olarak bana hitap etmiyordu. Keşke başka bir kitabını alsaydım. Bazen bir şairin ilk kitabını okuyacağınız zaman yaptığınız seçimler çok önemli oluyor çünkü ilk kez bir şairi, kitabı vesilesi ile tanımış oluyorsunuz. O yüzden keşke biraz araştırıp da alsaydım dedim. Hem kitap inceydi, hemen bitti hem de istediğim tatmini alamadım. Ama olsun. Kitabın kapağı bile çok çekiciydi. Ki arka kapak yazısına vurulmuştum. O yüzden sevdiğim birkaç şiiri buraya bırakıyorum ve Aralık ayı için daha kapsamlı bir şiir kitabı arayışına giriyorum. 😃 Elbette önerilere açığım!

Biliyor musun? az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
...
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu? bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele..

Aşk iyidir bak
Duyumunu arttırır insanın
...
Hey gidi duyumuna yandığımın dünyası
Alıp vereceğin olacak ille
Aşk maşk buz gibi yaşayacaksın.

...
Diyorum, bir şeye karşı komaktır günümüzde aşk;
Birleyip salıverelim iki tek gölgeyi..

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

5 Ekim 2017 Perşembe

Kitap Önerisi: Henüz Vakit Varken Gülüm - Nazım HİKMET

Merhabalar
Her ay artık bir şiir kitabı okuma alışkanlığını baya baya edindim. Ve cidden çok iyi oldu. Böyle arada değişik türde bir şeyler okumak nedense zihnimi dinlendiriyor gibi. Ayrıca şiir türüne giderek tutuluyorum. Yani eskiden şiir dediklerinde kaçardım şimdi resmen gelecek ay hangi şairin şiir kitabını okusam diye araştırmalar yapıyorum. 👀
Ve uzun zamandır çok ama çok merak ettiğim şairin, seçmelerden oluşan şiir kitabını okudum: Nazım Hikmet - Henüz Vakit Varken Gülüm. 
Evet, Cemal Süreya'nın yeri bende apayrıdır. Ümit Yaşar Oğuzcan ile de aynı kafa yapısına sahibiz. Lakin Nazım Hikmet'i okumak için de sabırsızlanıyordum. Hatta tüm şiirlerinin yer aldığı ciltli kitabını gözüme kestirdim. Çalışmaya başladığım an kendime ödül niyetine alacağım. O kadar enfes duruyor ki...
En güzel deniz:
henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk:
henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz:
henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
henüz söylememiş olduğum sözdür.

Ama şimdilik bu şiir derlemeleriyle idare edeceğim. En azından onu tanımam için güzel bir başlangıç oldu.

...Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
fakat asla ümitsizliği değil...

Lisedeki edebiyat derslerimizde Nazım Hikmet'i siyasi yönüyle ve elbette Piraye'si ile anmıştık. Aklımda bunlar kalmıştı. Bu şiir kitabında da hem siyasi eleştirili hem de aşk dolu şiirleri mevcut. Siyasete ilgim hiç olmadığı için genel olarak aşk şiirleri ve kendine has yazdığı şiirler çok hoşuma gitti. Yani neden bu adamı çok merak ettiğimi ve daha bir eserini bile okumadan hayran kaldığımı daha iyi anladım. Nazım Hikmet hem dolu dolu bir adam hem nasıl yazacağını biliyor hem de bence çok eğlenceli biri. Yani değişik bir mizah anlayışı var. Güldürürken hüzünlendiriyor, içinizi sımsıcak yaparken donup kalmanıza vesile olabiliyor. Şiirleri çok yönlü. Ve ben cidden bayılarak okudum. Şu ana kadar okuduğum her şiir kitabı enfesti. Okudukça okuyasım geldi.
Kitabı elbette öneriyorum. Ama şiire ilk kez başlayacak olanlar için değil. Ağır kaçabilir. Yine de Nazım Hikmet'i merak ediyorsanız okumanızı öneririm. Tekrar tekrar açıp okuyacağım!!!

Bir sonraki şiir kitabımda görüşmek üzere! (Önerilerinizi elbette ki bekliyorum!)

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

15 Eylül 2017 Cuma

Kitap Önerisi: Lavinia - Özdemir ASAF

Merhabalar

Ben yine bir şiir kitabıyla geldim. Ay, ne yapayım? Aşkı seven bir insanım. Bir kitapta ya da filmde romantiklik olunca ayrı bir tat alıyorum. Hayatıma renk katılıyor sanki. Ama gelin görün ki bu aşkı en güzel şiir kitaplarında yaşıyorum.
Şimdi İstanbul'da yaşayanlara çok güzel bir yer önereceğim. Taksim'e gidiyorsunuz ve İstiklal Caddesi'nin biraz aşağısında, Galata yoluna sapmadan karşınıza koca bir bina çıkacak. Yapı Kredi Yayınları'nın yeni binası. Hemen girin ve iki katlı, müthiş ışıklandırılmış mekana göz atın. Süper bir yer olmuş! Aşk yaşadım. Ve oradan kitap almadan çıkamazdım... 
Yaz başından beri şiir merakım ve aşkım ortaya çıktı. O yüzden her ay bir şiir kitabı okumaya özen gösteriyorum. Belirlediğim bir liste yok. Gidip bakıyorum, inceliyorum ve alıyorum. Şiire ilk kez Cemal Süreya ile başladığım için kendisinin bendeki yeri ayrı. Dün aslında onun bir şiir kitabını alacaktım ama sonra Özdemir ASAF gözüme çarptı. Lavinia, birkaç aşk şiirinin toplandığı bir kitap. 78 sayfacık ama dolu dolu. Az önce kitabı elime aldım ve bitiverdi. Aslında doya doya okudum. Bazı şiirleri birden fazla okuyup, sindirmeye çalıştım. Ama şiire olan açlığım bitmiyor. Öyle güzel yazıyorlar ki...
Bazen bu şiirleri yazdıkları insanları kıskanıyorum. Bu kadar mı sevilir bir insan? Şiir yazan ruhları seviyorum. Aşkın en güzel hallerini yansıtıyorlar. 
Ve Özdemir ASAF hayranlığım başladı. Öncesinde Duman'ın şarkısında tanımıştım onu. (Bekle dedi, gitti.) Ama şimdi Lavinia'yı okuyunca ruhuma dokunduğunu hissettim. Şu ana kadar üç şairi okudum (Cemal Süreya, Ümit Yaşar Oğuzcan ve Özdemir Asaf) ve üçüne de hayran kaldım. Bana aşk dolu şiirler lazım. O yüzden önerilerinizi de beklerim efenim. 👀
Size birkaç alıntı bırakıyorum. Söylememe bile gerek yok ama; ısrarla alınız!

Bir kelimeye
Bin anlam yüklediğim zaman
Sana sesleneceğim.
👇
Her seven
Sevilenin boy aynasıdır.
Sevmek
Sevilenin o aynaya bakmasıdır.
👇
Sen bana bakma,
Ben senin baktığın yönde olurum.
👇
...
Bir kitap okuyordun, dalgın...
İçinde insanlar seviyor, ya da ölüyorlardı.
Genç bir adamı öldürdüler romanda.
Korktun, bütün yininle ağlamaya başladın.
O ölen ben değildim.

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Kitap Önerisi: Aşka Dair Nesirler - Ümit Yaşar OĞUZCAN


Merhabalar

Bu aralar süper bilinmezliğin içindeyim. Öyle böyle değil hafakanlar basıyor bazen. Tam da bu zamanlarda kitap okumak pek de yardımcı olmuyor. Çünkü sayfalardaki yazıları okurken aklım çok başka yerlerde oluyor. O yüzden kitaplardan uzak duruyordum. Ama o zamanda evin içinde gün geçmiyor. Ve kendime bir iyilik yaptım: yeni bir şiir kitabı aldım. Thpensieve önerisi ve paylaşımları sayesinde gözüme kestirdim. Hayatımda aldığım en doğru kararlardan biriydi sanırım.

"Sesini duymak varmış şarkılarda, bütün kitaplarda seni okumak varmış."

Aşık mısınız, aşık mı olmak istiyorsunuz ya da platonik bir döngü içinde misiniz? Kesinlikle Ümit Yaşar'ın Aşka Dair Nesirler kitabını okuyun. Adeta romantik olan tarafım mutluluk dansı yaptı. Yani nasıl desem size, romantiklikten ölen ama kesinlikle belli etmeyen biriyim. Geçmişte hoşlandığım çocukların ruhları duymazdı hatta onlardan nefret ettiğimi düşünenler bile oldu. Yani süper ketum biriyim. 😃 Ama içimde romantiklikten ölen bir taraf var ki... Ya şarkı sözleri ya anlamlı cümleler ya da Ümit Yaşar gibi yazarlar dile getiriyor bu gizli tarafımı. Kitap yapıştırdığım post-it'ler yüzünden rengarenk oldu. Bir tane sarı fosforlu kalemim bitti. Gerisini siz düşünün... Adeta tam da aklımdan geçenleri dile getirmiş yazar. Böyle romantiklik akıyor... Okurken eridim, bittim. "İşte beni benden daha çok anlatan kitap bu," dedim. Yani hislerimi anlatamadığım zaman ona vereceğim bu kitabı, "al canım aynen bunları hissediyorum sana karşı," diye. Kesinlikle benim kılavuzum bu kitap. 😍

"Sevmek insan tarafımızı bulmamızda bence."

Aşka aşık bir insanım. Sevginin sınırsız bir şey olduğuna inananlardanım. Sevdiğim insanın tüm kusurlarını görmezlikten gelip, adeta taparım. Ama tabii ki belli etmek yok. Egosu tavan olup, poposu tavanlarda gezebilir. Ama cidden romantik olmayı seviyorum. Her şeyi dibine kadar yaşamak isteyenlerdenim. Sevmeden, aşık olmadan evlenmeyeceğim dediğimde tuhaf bakışlara maruz kalabiliyorum çünkü artık günümüzde mantık evliliği daha ön planda. Ya da sevgileri yapay. İşte bu yüzden evde kalacağım. 😄 Ay şaka bir yana konuyu başka yere saptırdım.

"Tuttum resmini indirdim duvardan. Duvar ağlamaya başladı."

Yazara ve muhteşem eserine geri dönüş yapıyorum hemen. Ümit Yaşar'ı iyi ki bu eseriyle tanımışım dedim ve bundan sonra diğer kitaplarını da okuyacağım. Çünkü kafa yapılarımız birebir aynı. Erkeklerin ne kadar derinden sevebileceğinin en güzel kanıtı Ümit Yaşar. Şiir kısmı başlı başına aşık olunası. Ama en çok Sahibini Arayan Mektuplar kısmına aşık oldum. Yazdığı mektuplar, hayali birine. Öyle bir yazmış ki mektupların sahibi olası geliyor insanın. Bir insan bir insanı ancak bu kadar içten, karşılıksız ve doyumsuz sevebilir.

"İnsan olarak aşktan başka övünecek neyimiz kaldı?"

İmkanım olsa milyon tane alıntı yapabilirdim. Ama bence kitabı edinip, kendi görüşlerinizle okuyun alıntıları. Kitabı yiyip, bitirin ve gerçek aşkın varlığını keşfedin. Ümit Yaşar'la tanışma vaktiniz geldi gençler! Şiir'e ön yargılı olan insanı şiir sevdalısı yapar bu adam. 💚

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

29 Haziran 2017 Perşembe

Kitap Önerisi: Sevda Sözleri - Cemal Süreya

Merhabalar

Size kitap hediye eden dostlarınıza sımsıkı sarılın ve bırakmayın. Bakınız; bundan iki hafta önce iki yakın arkadaşımla Ankara'ya gittim. Günü birlik gezmek ve oradaki bir arkadaşımızı görmek için. Belki biliyorsunuzdur Ankara'daki Kızılay Meydanı çok ünlüdür. Sahaflarla ve kitap evleriyle doludur. Hemen kendimi o sokağa attım. 😏 Çıldırırsınız. Yok yok yani. Hangi kitaba bakıp, dokunacağımı şaşırdım.

O sırada Yapı Kredi Yayınları standını gördüm. "Bir gün kitaplığımı bunlarla doldurmak istiyorum, çok güzel değiller mi yav," diye kendi kendime mırıldanırken bu iki çatlak arkadaşım hemen birer kitap kapıp, ben orada kitaplarla sarhoş olurken satın almışlar. Bir gün sonra da erken doğum günü kutlaması yaparak kitapları verdiler. Hayatımın en büyük şaşkınlıklarından biriydi. Ne kutlama bekliyordum ne de kitap. Böyle o an karşıma hazine çıkmış kadar sevindim vallahi, ne yalan söyleyeyim. 😎

"...
Ben ne kadar öbür çiçekleri denesem
Seninki gül oluyor aralarında
..."

Neyse efendim. Olay aslında şu ki hayatımda ilk defa şiir kitabı okudum. Hem de en merak ettiğim şairin bir şiir kitabını okudum. Cemal Süreya'nın Sevda Sözleri'ni. Lise döneminde edebiyat dersini ayrı bir zevkle dinlerdim. Ve sınav için ezberlediğimiz şairler, yazarlar ve eserleri bana işkence değil tam tersine çok eğlenceli bir iş gibi gelirdi. Yani seviyorum edebiyat dünyasını. Cemal Süreya ile tanışma zamanı gelmişti zaten. Ve kesinlikle buna değdi.

Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı

Bu şiir kitabında hem kendinden parçalar vardı, hem romantikti hem de siyasi görüşünü ortaya koymuştu. Şiire başlangıcımda hiç de fena bir seçim değildi. Her şiirini büyük bir açlıkla okudum çünkü bu şaire inanılmaz saygı duyuyorum. Ki zaten öncesinde de eserlerinden birkaç parçası karşıma çıkıyordu. Şu an kitabı bitirmenin apayrı bir mutluluğu var içimde.

Belki de biraz geç rastladım sana
Ama her şey geç gelmiyor mu yurdumuza
1929 buhranı bile geç gelmemiş miydi
Eksikliğe mi alışmışız mutsuzluğa mı yoksa

Şiir okumaya devam edeceğim. Önerileriniz varsa cidden bekliyorum. Benim aklımda Nazım Hikmet var. Taa lise zamanlarından beri nedense Nazım Hikmet'in tam benim kafadan olduğunu düşünüyorum. Bakmayın burada böyle cıvıl cıvıl konuştuğuma. Bazen öyle bir içime kapanırım ki... Öyle içten sever de belli etmem ki... Belki Nazım Hikmet dile getirmediğim şeyleri dile getirmiştir. 😍

Neyse efenim. Tüm önerilerinizi bekliyorum. En rahat Instagram'dan ulaşabilirsiniz. Jane Wampirob yazın, her sosyal medyada karşınıza çıkarım.

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane