Pages

Metis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Metis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2018 Cumartesi

Kitap Yorumu: İle - Oruç Aruoba

En güzel aydan merhabalar!

Eylül ayına bayılırım! Sonbaharın habercisi. Nisan ayına da bayılırım. İlkbaharın göz bebeği. Ama ne yazık ki yılın en kötü zamanlarını da bu aylarda yaşarım. Ay umarım bu ay müthiş güzel geçer. Geçsin... Her eylül ayı okulla ilgili bir koşuşturmam olur. Bu sene de öyle. Güzel haberlerim olunca yazacağım.
Şimdi gelelim Oruç babaya. Ben çok sevdim Oruç Aruoba'yı. Sürekli onu okuyasım geliyor. Şansıma, iş arkadaşlarımdan biri de okuyormuş. Hatta bizzat tanıyormuş da! 😏 
Azıcık dedikodusunu yaptıktan sonra bana "İle" kitabını getirdi. Kitabı hemen bitirmek istemedim ama anında bitti. Oruç Aruoba ile delicesine aşk yaşıyorum. Tekrar Kafkaokur'a sonsuz teşekkürler.
İşte, size birkaç favori alıntılarım. Özellikle yengeç burçlarına gelsin... 💜

"Sevdiğin, bilemediğindir."

"Sevmek, içini açmaktır."

"Kararsız mısın;
korkuyor musun;
istemiyor musun?
diye sordum; sen de, hepsine birden, Evet dedin.
Bunlar çok farklı şeyler oysa ki:-
'Kararsızlık' kişinin ötekine yönelik;
'korkmak' kendisine yönelik;
'isteksizlik' de ilişkiye yönelik,
yetersiz kalmasıdır.
Bunlar varsa, ilişki de hep biraz kaykık kalır.
İlişki, tam olmak için, kişilerde tam bir kararlılık, tam bir güvenlilik, tam bir isteklilik gerektirir-
karşılıklı;
birlikte..."

"İlk buluşmalarımızdan birinde, sana şuna benzer birşey söylemiştim-
Şimdi yapmamız gereken, yalnızca ikimize özgü, bir yeni dil geliştirmek, kurmak, yaratmak - öylesine ki, bir üçüncü kişi, bizim birbirimize söylediklerimizi işitecek olsa, bunlardan hiçbirşey anlamasın."

Ah ah daha ne çok beğendiğim alıntılar var ancak bu dördünü paylaşmak istedim. Önerileriniz olursa yazın gençler.

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

21 Temmuz 2018 Cumartesi

Kitap Yorumu: Hani - Oruç Aruoba

Merhabalar
Nasılsınız? Ben y-a-n-ı-y-o-r-u-m! Yazın ortasında doğmama rağmen güneşten nefret ettiğimi söylemiş miydim? Kış gelsin. Tamam, deli soğuklar gelmesin ama sevdiğim kazakları giyip kahve eşliğinde kitap okumak istiyorum. Hatta üstüme şal alıp çalıştığım zamanları özledim... Maalesef bu işkence bir ay daha sürecek. Belki daha da fazla... 😒
Olsundu. Kitaplarım olduğu sürece her şeyin üstesinden gelirim. He-heeyt. Ben nelerin üstesinden geldim, sıcağın mı gelemeyeceğim... 😏
Neyse efenim. Bu sefer karşınıza Oruç Aruoba ile çıkıyorum. Oruç babayı aslında hiç tanımıyordum. Ta ki Kafkaokur'un haziran sayısında denk gelene kadar... Ne çok seviyorum şu Kafkaokur'u. Altı aydır sıkı takipçileriyim ve çok fazla katkıları oldu. Israrla tavsiye ederim.
Oruç Aruoba kimdir dersiniz; aslında Türk edebiyatının her şeyi derim. Yazar, şair, felsefeci... O kadar dolu bir adam ki... Ve bu yazıyı hazırlarken doğum tarihine baktım. (Burç delisiyim. Artık istinasız herkesin burcuna bakıyorum.) Oruç Aruoba da benim gibi 14 Temmuz doğumlu. Yani bir yengeç! Burçlar hakkında neler biliyorsunuz bilmiyorum ama bu dünyayı yengeçler yönetmeli. Pofuduk, kendi halinde, sanat dolu, edebiyat aşığı bir insanız. (Daha sayardım da ayrıcalık olmasın, öhööm.) 😍

Oruç Aruoba'yı çok sevdim. Temmuz ayı şiiri için Hani kitabını seçmiştim ama şiirden çok felsefi düşüncelerle dolu bir kitapla karşılaştım. Hayal ile ilgili olan yazılarına taptım. Böyle kitaba sımsıkı sarılıp, "işte içimdeki fırtınalar" demek istedim. Sizinle de birkaçını paylaşayım. Bakalım benim gibi düşünenler var mı? 👀

...Dokunamadığın noktalardan gelir yaşamının anlamı.

En iç, en içten, en içteki sesine bile aykırı düşebilir mi kişi? Düşer...

Kendi olarak, sana gelen
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen
sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen
kendi olmasını, senin ile olmaya bağlayan
O, işte...

Gerçeklik, kendisine uymayan hayallere karşı hep acımasızdır. Dolayısıyla hayaller de hep acılı...

Gerçeklerle baş etmenin en iyi yolu, hayal kurmaktır. (Bu cümleden sonra Oruç babacı oldum...)

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

25 Haziran 2018 Pazartesi

Kitap Yorumu: Grapon Kağıtları - Didem Madak

Merhabalar

Ben bu aralar Leyla'yım. Havalardan sanırım. Bazen hoop kalkıp dans ediyorum sonra Tom Odell şarkılarına sığınıyorum. Öyle böyle derken, işler güçler kovalarken valla mayıs ayının şiir kitabını yayımlamayı unutmuşum. Hoş, mayıs ayı benim için adeta ışık hızında geçti. İlk iki hafta festivaldi, fellowship programıydı derken bir de Makedonya gezisi çıktı. Sonra Safranbolu'ya gittim. Bir de baktım haziran ayındayız hatta ay sonuna yaklaşmışız... Böyle olmaz, seriyi bozamam dedim ve işte "Mayıs Ayı Şiir Kitabı" ile karşınızdayım.
Didem Madak, hep aklımda olan ve sık sık önerilerde karşıma çıkan biriydi. Eh, artık onunla da tanışmalıydım. İyi ki de kitabını okumuşum. Oh be, dedim. 💛

El elele tutuşmuş iki kelebek gibi.
Gidecektik, kaçacaktık buralardan
Uzak ülkeler düşlemiştik.
Büyük gemiler yüzmüştü ruhumuzda


Sonra gittin.
Çocuk oldum bir daha, ağladım.
Kaç şiir, kaç kere sular altında kaldı.
Kitaplar, aşk, her şey.
Her şeyi son bir kere daha kurtaramazdım.

Ey aşk sen
Artık bazı şarkılar kadar
yaralısın.

Aşkımız şehrin en güzel aşkıydı.
Kolay değildi, kolay olmamıştı.
Yıllarca şehrin en güzel aşkının benekleriyle yaşamak.

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane