Pages

Evrenin Ötesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evrenin Ötesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Kitap Yorumu: Evrenin Ötesi 2 - Bir Milyon Güneş


Merhabaaa

Bu aralar çok akıcı ve güzel kitaplar okuyunca kendimi sadece kitaplara kaptırdım. Ama Bir Milyon Güneş bunlardan biri desem yalan olur. Nasıl desem... Serinin hem pısırık hem de acayip şaşırtıcı kitabı çıktı. Elbette ilk kitaba göre yazar seviye atlamış. Karakterler cuk oturmuş, olaylar belli bir boyuta yerleşmiş ama... Sanki bir şeyler eksikti ya. Tam doyamadım. Okurken zorluk çekmedim ama tam beklentimi de vermedi.

Ama nedense bu seriyi seviyorum. Olayların uzay boşluğundaki bir gemide geçmesi falan bana baya esrarengiz geliyor. Önceki kitapta da olaylar hep sonlara doğru patlamıştı. Bu kitapta da aynısı oluyor. 

Bu kitapta lider artık Çırak. Ve inanın bana bu hiç de iyi olmuyor. İsyanlar mı dersiniz, Çırak'ı tehdit etmeler mi... Neler neler. Gemide olaylar baya karışıyor. Çırak bir yandan bu olayların üstesinden gelmeye çalışırken diğer yandan Amy'i korumaya çalışıyor. Eh, Amy de pek yerinde durmuyor. Sık sık ailesini ziyaret ediyor. Ve beklenmedik bir şeyle karşılaşıyor. Orion -önceki kitapta sıradan biriymiş gibi görünüp de aslında yüz yıllar önce Çırak adayı olan biri- Amy'e sırlarla dolu bir sürü ipucu bırakmış durumda. Harley'in tabloları, bazı mekanlardaki yazılı kağıtlar ve daha neler neler.


Bir sır ortaya çıkıyor ki... Okurken böyle ağzım açık kaldı. Orayı okuyunca sizin de tepkinizi görmek isterdim. Tahmin edemezsiniz bence. Ben bile lay lay lom okurken o yere bi geldim sanki ayağımı çukura uzatmışım da son anda toparlanmışım gibi oldu. Kitabın kurtarıcı yönü buydu.

Kitap hakkında pek bir şey diyemem. Ama sonu öyle merak edici bitiyor ki... Son kitabı en en en kısa zamanda okuyacağım. Çok fena şeyler olacakmış. Bakalım. Ona ne zaman sıra gelecek.

Ya, seri sıradan gibi duruyor ama bir şans verin derim. Dediğim gibi ben seviyorum. Ufak şaşırtmalı şeylerle kitap yürüyor. Okutturuyor kendini. Yazarın dili zaten çok basit ve sade. Kitabın kapakları zaten... 

Hadi ben kaçar. Yeni kitap yorumları arka arkaya gelecek.

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

9 Temmuz 2015 Perşembe

Kitap Yorumu: Evrenin Ötesi - Beth Revis


Herkese merhaba!

Vlog maratonundan sonra nabersiniz ? Ben süperim. Oturduğum yerden çok eğlenceli ve destekleyici yorumlar aldım. Bir yandan da Evrenin Ötesi'ni büyük bir keyifle okudum. Serinin ilk kitabı olmasına rağmen çok sevdim ve seriye elbette devam edeceğim. Kim görmüş benim serileri yarıda bıraktığımı ? (Ehem, birkaç tane olabilir.)

Spot ışıklarını şimdi Evrenin Ötesi'ne doğru tutalım. Çünkü gerçekten ilgiyi hakkeden bir kitap. Kısaca bu seriye yaptığım haksızlıktan bahsedeyim. Birkaç yıl önce ÖnOkumalar'dan çekilişle hediye kitap kazanmıştım. İçinden Evrenin Ötesi çıkmıştı. Ama ben ne konusuna ne yorumlarına baktım. Direk sahafa gidip değiş-tokuş yaptırmıştım. Sonra birkaç hafta önce Goodreads'sdeki yorumları okudum. Bir pişman oldum... Ama şansıma Kitapyurdu'nda serinin üç kitabı toplam 18TL'ye falan satılıyordu. Hemen kaptım. Ve ona öncelik vererek hemen okudum. Şimdi başımı duvarlarda sürtmek istiyorum. Bu seriyi nasıl elimin tersiyle iterim diye...

"Hiç aşık olmamaktansa aşık olup, o aşkı kaybetmek daha iyidir." dedi.

Evrenin Ötesi biraz distopya bir fantastik karışımı. Aslında sadece distopya demek isterdim ama olaylar uzayda geçiyor. Godspeed adını verdikleri bir uzak gemisi var. Dünyadan önemli bilim adamlarını ve askerlerini dondurarak yolculuğa çıkan insanlar, yeni keşfettikleri yere ulaşmak için 301 yıl boyunca bu uzay gemisinde kalacaklardır. Burada yolculuk yapanlar biri de Amy ve ailesidir. Dondurularak gemiye alınırlar. Ama bir süre sonra birisi dondurulan insanların fişlerini çekmeye ve onları ölümle yüz yüze bırakmaya başlar. Uyananlardan biri Amy'dir ve hayatta kalır. 

Kurgumuzun genel hatları böyle. Tüm olaylar Godspeed'de geçiyor. Normalmiş gibi görünen ama aslında bir ilaçla ruh gibi gezen insanlar ile akılları yerinde olan ama deliymiş muamelesi gören insanların bir arada yaşadığı bir topluluk var. Başlarında en yaşlı insan olan ve Bilge dedikleri bir adam var. Kendinden sonraki Bilge için eğittiği ve Çırak dedikleri bir genç var. Bilge ve Çırak olmak üzere gemideki hemen herkesin ırkı aynıdır. Koyu tenler, koyu renk saçlar ve koyu renk gözler. Ama Amy hepsinden farklıdır ve bu yüzden süper dikkat çeker. Doktor dedikleri adam ile Bilge, Amy'den pek haz etmezler ama Çırak... Sevgili okuyucular Çırak'ın ve Amy'nin yakınlaşacağını tahmin ettiğinizi söyleyin. Kitapta romantizim olmasa nasıl işlesin kurgu değil mi ? Çelişkili bir durum ama Çırak'ın halleri, Amy'nin davranışları... Birazcık dengesiz olsalar da bu iki karakteri sevdim.

Kitabı zaten bir Amy'nin bir de Çırak'ın gözünden okuyoruz. Çırak, zeki ve cingöz birisi. Bu yüzden Bilge'nin ondan sakladığı bazı bilgilere ulaşıp, yeni şeyler keşfedecek. Bu onun başlangıcı da olabilir sonu da olabilir. Her şey kitapta gizli.

İlk kitaptaki bazı kavramlar, olaylar kurguyla öyle güzel bağdaştırılmış ki kitabın sonunda her şeyin bir nedeni olduğunu ve mantıklı açıklamaları anlıyorsunuz. Zaten sonlara doğru bir sır ortaya çıkıyor. Resmen ağzım açık kaldı. Kitabı öyle büyük bir saflıkla okumuşum ki o sırrı çözmem sordu. Yazar son anda ters köşeye yatırdı. Alkışlar!

Seriye devam etmek için sabırsızlanıyorum! Kurgu çok güzel bir şekilde devam ettirilebilir. Hatta bazen okurken film izliyormuşum gibi hissettim. Film haberi var mı acaba ? o.O Neyse, araştıracağım.

Bir sonraki kitaba kadar kendinize iyi bakın!
Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

Not: Yukarıdaki yorumda nasıl yazacağımı bilemedim buraya sakladım. Kitapta Harley adında bir karakter var. Çok mu çok sevdim. Hatta bir ara bana Prison Break'deki  Haywire'yi anımsattı. *-*