Pages

14 Mart 2018 Çarşamba

Kitap Yorumu: Başkomser Nevzat 6 - Kırlangıç Çığlığı / Ahmet Ümit

Merhabalar

Neredeyse bir aydır ortalıkta yokum. İş hayatı sandığımdan daha yoğun geçmeye başladı. Bir de edebiyat ajansında çalışıyor olunca kitap okuma alışkanlıklarım da değişti. Başlıktan da göreceğiniz gibi serinin dördüncü kitabından sonra altıncı kitabını okumam gibi... Kitap yorumuna geçmeden önce size Ahmet Ümit'le olan maceramı anlatayım. 👀

İstanbul Hatırası romanını ilk kez işe başladığım zaman okumuştum. Ahmet Ümit temsil ettiğimiz yazarlardan biri aynı zamanda. Hal böyle olunca yeni kitabı Kırlangıç Çığlığı çıkmadan önce ilk kapak görselini görme fırsatımız oldu ve kitabın pdf'si verildi. Kitap basılmadan önce okumak çok isterdim ama o zamanlar başka bir şeyler okuyordum. (Bunun haberini de yakında vereceğim.) O yüzden kitabı daha yeni bitirdim... Bir de geçen hafta CNR'a katıldık ekipçe. Akşamında da Ahmet Ümit'in yeni kitap için düzenlediği parti vardı. O partiye çağrıldığım an ne yapacağımı bilemedim bir an. Ben ve Ahmet Ümit partisi... Hayallerime bir tik daha... 👌
Fuar sonrası akşam partiye katıldık. Ahmet Ümit'i bol bol yakından gördüm. Eşiyle enfes dans edişine de şahit oldum. (Bir yerlerde video görürseniz, onu ben çektim arkadaşlar. BEN! Resmen magazinci gibiydim.) Sonra artık içtiğim şaraptan mıdır nedir uyku bastırmadan imzamı kapıp, fotoğraf çektirdim. (Hatta Instagram'da kendimi ifşa ettim. Gerçek yüzümü görebilirsiniz.) 
Tahmin edeceğiniz gibi leyla oldum resmen. Bir yazarın partisine katılmak... Belki birileri için bir şey ifade etmiyordur ama benim için büyük bir adımdı. Ayrıca Ahmet Ümit'e saygım ve sevgim sonsuz arttı. Çok centilmen ve tahmin edebileceğinizden daha fazla sempatik bir adam. Seviyorum seni AÜ!
Şimdi gelelim Kırlangıç Çığlığı'na... Kitabın yarısını metroda okudum diyebilirim. Kafam karışmasın diye Tatyana ve Alexander'a bir süre ara verdim. (Hafta sonu yorum gelir.) 
Klasik polisiye kitabıydı. Başkomser Nevzat ve ekibini az biraz tanısam da sanki bu kitabı okurken onları özlediğimi fark ettim. Yazar, karakterleri çok gerçekçi yaratmış. Bizden biri gibiler. O yüzden serinin diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. 😁
Kitabı sevdim sevmesine ama yazarın tarzını kavradım sanırım. Katili uzun bir süre saklıyor, saklıyor sonra yaklaşık son 20-30 sayfa kala öyle belirgin bir şekilde ipucu veriyor ki anında anlıyorsunuz ve sonunu nasıl bağlayacak diye bekliyorsunuz. İki kitaptır ben böyle çözüyorum olayları. Evet, başlarda her şey çok gizemli oluyor ama sonrası çat çat buluyorum. Bu da beni deli ediyor çünkü beni şaşırtan insanlar katil çıkmıyor. "Hıı, şaşırtmadı," diyorum hep. Sanırım bu çok polisiye okuduğumdan dolayı. 😔 Olsundu. Keyifli ve akıcı bir romandı.
Ahmet Ümit, bu kitabında hem çocuk taciz olaylarını hem de Suriye göçmenlerini ele almış. İkisini güzel bir şekilde bağlamış. Bazı yerlerde çok güzel vurgu yapmış. 12 sayısını özellikle ön plana çıkarmış. Yani her zamanki gibi araştırarak ve baya çaba harcayarak bir roman daha yazmış.
Başkomser Nevzat serisini kesinlikle öneririm. Bir Türk yazardan polisiye okumak gururlandırıyor beni. Özellikle ilk kez polisiye türünde okuyacaklar için Ahmet Ümit'e güvenin derim. 😊
Bir sonraki kitap yorumunda görüşmek üzere. 👊
Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder