Pages

28 Ocak 2018 Pazar

Kitap Yorumu: Başkomser Nevzat 4 - İstanbul Hatırası / Ahmet Ümit

Merhaba güzel insanlar!

Of, blog hayatını deli gibi özledim. Bendeniz Jane yine yerinde duramadı ve üniversite hayatına kısa bir ara vererek iş hayatına atıldı. O yüzden iki haftadır sesim soluğum çıkmıyor. Bu hassas bünye (?) sabah 7.30'da kalkmaya henüz alışamadığı için tüm sosyal ve asosyal faaliyetlerimden uzaklaştım. İş ve uyku dışında yaptığım pek bir şey yoktu. Ama eski günlerimi özledim ve sahalara geri döndüm. Kaldığımız yerden devam edebiliriz. 😏
Başlığı görünce şaşırmış olabilirsiniz. Ahmet Ümit, ismine aşina  olduğum ama kitaplarını hiç okumadığım bir yazar kendileri. Stajyer olarak işe başladığım Kalem Ajans'ta ilk günden bu kitabı elime verdiler. İki hafta boyunca fırsat buldukça okudum kitabı. Tabii bu Ahmet Ümit'in Başkomiser Nevzat adındaki serisinin dördüncü kitabıymış. Yine de hiç bozuntuya vermeden kitabı okudum ve bitirdim. İlk üç kitabı okumak için sabırsızlanıyorum. Çünkü yazarın kalemine aşık oldum!
Ahmet Ümit'ten önce de polisiye bir kitap okuyacaktım. Şansıma bu serisi de polisiye çıktı. Karakterleri ilk kez bu kitapta okuduğum için bazı eksiklikler fark ettim ve fena spoiler de yedim. Ama olsundu. Olayların İstanbul'da geçtiği enfes bir polisiye okudum. Her ne kadar katilleri kitabın tam ortasında tahmin etmiş olsam da sabırla Başkomiser Nevzat'ın olayı nasıl çözeceğini bekledim.

"...Ve bütün çirkinliğine, kalabalığına, kirliliğine rağmen, tıpkı bu büyük şairin dediği gibi İstanbul'da doğduğum, İstanbul'da yaşadığım için ne kadar şanslı olduğumu düşünüyor, yüreğimin derinliklerinden gurura benzeyen bir duygunun yükseldiğini hissediyordum."

İstanbul Hatırası, adı gibi efsanelerle dolu tarihi şehrimiz İstanbul'un yedi tepesini konu edinecek bir şekilde seri cinayetler gerçekleşiyor. Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekan. Şehrimizin gizemli tarihi ile bağlantılı yedi cinayet. Ben kurgusuna bayıldım. Tarihten nefret etmeme rağmen kurguda yazılan İstanbul'un tarihi bilgilerini zevkle okudum. Yazarın bu konuda inanılmaz araştırma yaptığı belli. Ve bu bilgilerle cinayetler arasındaki bağlantı uyumuna da hayran kaldım.
Bunun yanı sıra karakterler çok samimi ve sevecendi. Başkomiser Nevzat tam babacan ama aynı zamanda ortamına göre ayak uyduran tecrübeli bir polis, yardımcıları Ali ve Zeynep tam bir komedi! Özellikle Ali'nin hareketlerine, laflarına bayılacaksınız. Tam delikanlı. Bu üçünün diyalogları, polisiye kitabına ayrı bir renk katmış.
Bu üç karakterler dışında yan karakterler de var ama onlardan şimdi bahsetmek istemiyorum. En kısa zamanda serinin ilk kitabını okuyacağım ve o zaman tam oturaklı bir yorum gireceğim. Aslında kısaca demek istediğim; serinin dördüncü kitabından başlamış olsam bile yazarın hayal dünyasına, karakterlerine ve kurgu seçimine bayıldım. Kalın ama aynı zamanda dolu dolu bir kitaptı. Polisiye severlere kesinkes öneririm.

Serinin ilk kitabı: Agatha'nın Anahtarı

Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder