Pages

13 Temmuz 2017 Perşembe

Erasmus Maceralarım 6: Gündüzleri Prenses Geceleri Külkedisi 1


Part 1

Merhabalar

Bu yazımda size maceraya doymayan ruhumun Avrupa gezisinde neler yaşadığını anlatacağım. Yani sanırım birilerinin gözü kaldı ya da maceracı ruhum her defasında eşsiz bir şeyler aradığı için bunlar başıma geldi. Yaşarken komik değildi, cidden. Gündüzleri gözlerimi başka ülkede açarak en ünlü şehrini gezip, paylaşım yaparak kendimi prenses gibi hissetmiş olabilirim. Ama inanın bana bunun bir de 'gece' olan kısımları vardı adeta külkedisi modundaydım. Tabii kimse o anları bilmiyor. Tek dedikleri, "Oh Jane geziyor. Her Erasmuslu gibi okula gitmek yerine ülke ülke geziyor" oldu. Evet canısılar, gezdim ama alnımın teriyle. Zorluklar yaşayarak, donarak, açlıkla gezdim ama gezdim yani.😎 Şimdi hepsi tatlı birer anı olarak belleğimde.

Dans Eden Ev
Bildiğiniz gibi hostel'deki sorunlar nedeniyle ara ara moralim bozuk oluyordu. Bir de hazır elimde Schengen vizesi var diye oturuyorum diye surat asıyordum. Baktım böyle olmuyor. Hemen plan yapmaya başladım. Mini Avrupa turundan önce gözüme Prag'ı kestirdim. Çünkü bana en yakın orasıydı. Tavşan'la güzel bir plan yaptık. İlk önce Polonya'nın Krakow şehrine gittik. Meşhur Auschwitz Nazi Toplama Kampı'na gittik. (Anne Frank yazımda detayları mevcut.) Oradan da Prag'a giden otobüse bindik. 10 saatlik bir otobüs yolculuğundan sonra Prag'a ulaştık. Yeni bir şehre gitmek her zaman ilgimi çeken bir şey olmuştur. (Türkiye sınırları içerisi de dahil.) Ve Prag nedense hep merak ettiğim şehirlerden biriydi. Tarih kokuyor arkadaşlar. Ve gezimiz boyunca hiç sıkılmadım. Tavşan'la hep doğaçlama gezdik. Kaybolduk, rastgele bir sokaktan girip yeni yerler keşfettik. Sabah 7'de yola bir çıktık akşam 8-9'a kadar tüm Prag'ı adeta yiyip bitirdik. Old Town ile New Town'ı resmen ezberledik. Meşhur Astronomik Saat Kulesi'ni gördük. Karl Köprüsü'nden geçtik. (Milyon tane fotoğraf çekerek elbette!) En merak ettiğim Dans Eden Ev'i gördüm. (Mimari yapısı inanılmaz!) Oradan buradan girerek Franz Kafka Müzesi'ni de gördük. Ama en güzeli Prag Kalesi'ydi. Orayı da rastgele keşfettik. Bir an arkamızı bir döndük adeta peri masallarından fırlamış gibi kale bize göz kırpıyor. Yokuşu tırmanıp kaleye ulaştık. Prag'a aşık olma sebebimdi. Kesinlikle açık ara farklı Avrupa'nın göz bebeği Prag! 😍

Franz Kafka (Büyütebilirsiniz)
Para birimleri bize göre oldukça tuhaf olsa da birer süs eşyası aldık. Bir tatlı delisi olarak yöresel Trdelnik tatlısını yedim. Efso! Önemli yerleri gezdikten sonra rastgele sokaklara girerek şehrin her yerini keşfettik diyebilirim. Sanırım doya doya gezdiğim en iyi şehir Prag'dı. Ve en kusursuz gezimizdi. Prag'dan bahsediyorum çünkü benim hala favorim. Hatta Tavşan'la gezi sonu şunu söyledik: "Bir daha yurt dışına çıkarsak ilk geleceğimiz yer kesinlikle burası! Hatta tam balayı yeri!!!"

Keşke diğer gezilerimizde bu kadar kusursuz ve dolu dolu olsaydı...

İnternetten Paris'e 9 Euro'ya uçak bileti bulmamla plan yapmaya başladık. "Ya çok ucuza bilet buldum da gittik şu ülkeye" diyenler hiç inandırıcı gelmezdi. Ama resmen o cümleyi yaşadık. 36 TL'ye Paris'e uçtuk canımcımlar. Kesinlikle inanabilirsiniz. Paris biletini alınca hemen diğer ülkeler için de otobüs bileti aldım. Benim asıl hedefim Amsterdam'dı ama Brüksel'i es geçemezdim ve Berlin'e uğramadan da Varşova'ya dönmem çok pahalıya denk geliyordu. Ben de şöyle planladım: 19 Aralık Paris - 20 Aralık Brüksel - 21/22 Aralık Amsterdam - 23 Aralık Berlin ve 24'ü sabahı Varşova. Amsterdam'da kalmasaydım oturur ağlardım çünkü benim hayalimdi orası.

Kruvasanım ve keyfim
Paris'e gidişimiz kusursuzdu. Sabahın köründe uçağa bindik. Bizimle Kıvırcık da geldi. İndiğimiz havalimanı şehrin biraz dışındaydı o yüzden şehre giden otobüse bindik. Bir saat gözümü kırpmadan yolları izledim. "Paris'te miyim ben?" İnsan ister istemez inanamıyor. Otobüsten inip, deli gibi Eyfel'i aramaya başladık. O sırada elbette taptaze kruvasan aldık. Paris'in sokaklarında sırıta sırıta gezerek Eyfel'e ulaştık. Ulaşana kadar zaten milyon tane fotoğraf çektik. Yani o an ki duygularımı tarif etmem imkansız. Küçüklüğümden beri fotoğraflarda gördüğüm, filmlerde izlediğim Eyfel tam karşımda! Koştur koştur alanın içine girdik. Banka oturup bir yandan kruvasan yiyip bir yandan Eyfel'in eşsizliğini izledik. Sonra Tavşan'la Eyfel'in içine girmeye karar verdik. O sırada Kıvırcık'la yollarımız ayrıldı çünkü o dört gün daha kalacaktı. Biz hemen gezme olayına başladık. Tam bir saat buz gibi havada bilet sırasına girdik. Yani normalde olsa o soğukta çıkıp, gezmem. Ama bir saat hem Eyfel'e bakıp hem sıra bekledim. KESİNLİKLE DEĞDİ! Bir saatten fazla da Eyfel'in içinde takıldık. Her katında ayrı fotoğraf çektirdik. Sanırım 500 küsür fotoğraf çekmişizdir. Her fotoğrafta da burnum kıpkırmızı. 😃 Buraya kadar her şey güzel. Hatta o sırada telefonuma bir mesaj geldi. Uyuz'dan, "Günaydın" mesajı. Ben şok. Yok daha neler dedim, Paris'te de mi beni buldun. Onu bir kenara koyup şehri gezmeye başladık.

Louvre Müzesi
Prag'da yaptığımız gibi rastgele sokaklardan girip çıktık. Şanzelize'yi ve  Louvre Müzesi'ni gördük. Akşamüzeri çok üşüyünce Starbucks'a girip kahve içip bir yandan da telefonları şarj ettik. Brüksel'e giden otobüsümüz 11'de diye çok acele etmedik. BİLİN BAKALIM NE OLDU? Otobüsü kaçırdık arkadaşlar. Tavşan'ın şom ağzı sağolsun... Sürekli, "Kesin kaçırcaz ayy sokakta kaldık" diye diye Paris'in sokaklarında kaybolduk. Milyon kişiye adres sorduk. Bulduk bulmasına ama otobüs gitmiş tabii. Avrupa'da da otogar anlayışı yok. Tuhaf bir yerde oturduk. Farelerin cirit attığını görünce çarpılmışa döndüm. (Farelerden süper tiksinirim!) Başka bir otobüs firmasından bilet aldık ama sabah 7'de! Gece 3'e kadar sokakta takıldık ama yok yani soğuk artık beni ele geçirdi. Bu böyle olmaz dedim 4 saatlik uyku için bir hostel'e para bayıldık. O an zaten parayı düşünemiyorsun bile. Kafamı yastığa koymamla kaldırmam bir oldu sanki. Akşamdan kalma gibi bir halle yeni otobüsümüze gittik. "Dur," dedim. Gittim çikolatalı kruvasan aldım. Paris'ten güzel ayrılmak istedim. Canım Paris'im, soğuğu bir güzel yedirdin ama olsundu. Çok asildi be! 😍


PART 2 (Yazının üstüne tıklayın.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder